Atların ölüme mahkum edilmesine sessiz kalınabilir mi?

13 Ocak 2020 tarihli basın açıklaması

Sevgili Adalılar, değerli basın mensupları


18 Aralık 2019 gecesi, Büyükada’da, 81 at öldürüldü. Gerekçe, ertesi gün kaymakamlığın yaptığı açıklamaya göre, “ruam hastalığı”. Aynı gün Adalar’da faytonlar yasaklandı ve bütün atların üç ay süreyle karantinaya alındığı açıklandı. Gerekçe, “ruam salgını”.

Peki, bu teşhis nasıl kondu? Nasıl bir tıbbi süreç izlendi? Meçhul. Çünkü ruam raporları açıklanmadı. 22 Aralık’ta 24 at daha öldürüldü. Gerekçe aynı, ama ruam raporları gene yok. 105 at öldürüldü, öldürülme gerekçelerinin raporları 25 gündür açıklanmıyor. Niçin?

Sapasağlam atlar 25 gündür niçin karantinada?

Heybeliada ve Burgaz’daki karantinanın sebebi ne?

Bu adalarda ruam gerekçesiyle öldürülen at var mı? Yok.

Heybeliada ve Burgaz’daki faytonculara “sizin atlarınız temiz” dendi mi? Dendi.

O halde, Heybeli ve Burgaz’daki atlar niçin karantinada?

Peki, üç adada 25 gündür sürdürülen karantinaya, sözcüğün tıbbi anlamıyla karantina denebilir mi?

Zira, karantinanın uluslararası şartlarının hiçbirine uyulmadığı ortada. Herkes biliyor ki, adı karantina, aslı ahırlara kapatma.

Ayrıca, atlar hakkında birazcık bilgisi olan herkes biliyor ki, hareketsiz kalan atların felç olması kaçınılmaz.

Nitekim, hareketsizliğe mahkûm edilen atların şimdiden kaslarında erimenin başladığına, bacaklarının şiştiğine, bağışıklık sistemlerinin çökmeye yüz tuttuğuna, geri dönüşü olmayan hasarların ortaya çıktığına büyük üzüntüyle tanık oluyoruz. Her gün farklı sayılarda at ölümlerinin haberini alır olduk.

Son derece kısıtlı bir alanda, son derece kısıtlı bir süre hareket etmelerine izin verilen atlarımız, karantina adı altındaki bu hapis sürdüğü takdirde katledilmiş olacaklar.

Böyle bir toplu kıyıma davetiye çıkaran bu uygulamaya derhal son verilmeli. Ve atların canına kasteden bu uygulamanın üç ay süreceğini ilan eden, atların 25 gündür çektikleri eziyeti yürürlükte tutan yetkililer hakkında soruşturma açılmalı.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, uyulmamak için mi var?

Bu sözde karantinaya, atların göz göre göre ölüme mahkûm edilmesine sessiz kalınabilir mi?

Peki, bu ahırlara kapatmaya son verilip atların Adalar’dan tehcir edilmesine göz yumulabilir mi?

Tehcir edilecek atları hangi akıbetlerin beklediğini bilmeyen var mı?

Adalar’daki atlar, Adalar’da kalmalıdır. “Saldım çayıra, mevlam kayıra” da denemez. Barınmaları, beslenmeleri, bakımları sorumlu kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanmalıdır.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu boşuna mı var? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İl / İlçe Tarım Müdürlükleri, Büyükşehir Belediyesi, Adalar Belediyesi boşuna mı var?

Dahası var:

Adalar hakkında kararlar alınırken Adalar halkı niçin bilgilendirilmiyor? Hani şeffaflık? Adalar halkının fikri niçin alınmıyor? Onca derneğin, vakfın, sivil girişimin sözü niçin dinlenmiyor? Hani katılımcılık, hani paydaşlık?

Adalar Demokrasi Meclisi

  • 13 Ocak 2020’de Adalar Demokrasi Meclisi ve faytoncu ailelerinin Büyükada’da yaptığı basın açıklamasının metnidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s