Salgında insanların ve atların temel hakları için, acilen!

İnsan bazen nereden başlayacağını şaşırıyor. En temel şeylere dönelim:

İnsanların da hayvanların da yaşam hakkını, sağlık hakkını, doğru şartlarda yaşama, çalışma, barınma hakkını savunuyoruz.

Salgında atların ve seyislerin yaşam hakkı

Hızla devam eden, ne kadar süreceğini bilmediğimiz koronavirüs salgını nedeniyle, kendimizi ve kırılgan durumdakiler başta olmak üzere herkesi korumak için evden mümkün olduğunca çıkmamaya çalışıyoruz. Çoğumuz, “yapılması mutlaka gereken” işlerde çalışmayanların evden çıkmamasını savunuyoruz. Sağlıkçıların, temizlik görevlilerinin, marketteki görevlilerin çalışması gerekiyor ama vatandaşların acil olmayan işlerini yapmak için her türlü memurun toplu taşımayla işe gitmesi, işçilerin lüks tüketim malı üretmek için fabrikalarda çalışmaya devam etmesi aynı derecede elzem değil. Peki ya şu anda İBB’nin 1200 atına bakmakta olan seyisler?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerine, koronavirüs salgını sırasında atlara ne olacağını, ne planladıklarını sorduk geçen hafta. “Endişe etmeyin, personelimiz çalışmaya devam edecek,” dedi bir yetkili. Peki ama ya hasta olurlarsa? “Allah korusun.” Sokağa çıkma yasağı ilan edilirse? Atlar ahırlarda bağlıyken?

Satılmamış az sayıda atın durumu bu kadar acil değil, çünkü sahipleri onlara bakıyor ve artık sayıları da az olduğu için atlarına bakan bu insanların sosyal teması azaltması çok zor değil. Ada sokakları boş, gezmeye gelenler yok denecek kadar az artık. Açık havada, kimseyle yakından görüşmeden ahıra gidip hayvanları gezdirmek, yemini suyunu verip hasbıhal etmek hem gerekli hem de insana iyi gelen bir iş.

Heybeliada’nın ahır alanı. Atlar burada hareket edebiliyor.
İBB’ye satılmış olsalar da sahipleri ilgiyi eksik etmiyor.
Ruam gerekçeli “faytona at bağlama yasağı” (“karantina”) süresince burada hiç at ölmedi.
7 Mart 2020.

Atların durumu

Şu anda Burgazada’da 15, Heybeliada’da 12, Büyükada’da 12 ata kendi sahipleri, “anneleri,” “babaları” böyle bakıyor. Burgazada’da 15, Heybeli’de büyük bölümü İBB tarafından satın alınmış, ama Heybeli Ahırlarında oldukları için hâlâ görece hareket edebilen 150 kadar at var.

İBB’ye satılanların başına neler gelebileceği ise, Burgazlı Nazlı atın akıbetinden belli: 6 yaşında geldiği Burgazada’da 27 yıl yaşayan, 33 yaşındaki “babaanne” Nazlı, adasından alınıp Büyükada’da İBB’nin çadırlarına götürüldükten 3 gün sonra öldü.

Büyükada İspark Ahırı, bugün (23 Mart 2020).

Büyükada’da, 805 at kapasiteli İspark Ahırı var. İspark’ın bulunduğu Aya Nikola mevkiinde atlar için 10 yeni naylon çadır kuruldu. 14×7 = 98 metrekarelik bu çadırların her birine 20 at konmasını düşünüyor İBB. Heybeli’deki atların orada kalmasının atlar için çok daha iyi olduğunu ısrarla söylediğimiz halde İBB, Heybeliada’da satın aldığı 135 atı da bu çadırlara getirmekte kararlı görünüyor. “Satın almadığımız atlar bizi ilgilendirmez. Yıkım varsa bir şey olacaksa kaymakamlık bilir” diyorlar.

İBB İspark Ahırları’nın arkasında, Aya Nikola’daki naylon ahırlar.
Ölen atların kayıt dahi tutulmadan, sessizce, kimsesizce,
kepçelerle gömüldüğü yer de burası.
23 Mart 2020.

Büyükada’da Yörükali’de bulunan 96 atı ise buraya taşımayacaklarmış neyse ki.

En az 362 at…

İBB yetkilileri, aldıkları atların bu kapasiteye sığacağını söylüyor. Bu ne anlatıyor farkında mısınız? Ruam gerekçeli 105 itlaftan önce, Adalar’da resmi rakamlara göre 1378 at vardı. Kaçak atlarla sayı 1500-1600, belki daha da çoktu. 105 atın ölümüyle 1273 at kalır. Satılmamış 39 atı çıkaralım. 1234 atı olmalı İBB’nin. 1005 kapasiteye sığdıracak olmaları, Yörükali’dekileri düşünce ellerinde 1138 at olması demek. Sadece resmi kayıtlı olanlara bakarsak, 140 ata ne oldu? Kayıt dışı olanlarla baştaki toplam sayısı düşük tutup 1500 at vardı desek, EN AZ 362 AT ÖLDÜ.

Aya Nikola’da İBB’nin naylon ahırlarında bağlı atlar.
Sağlıkları için koşmaları, hareket etmeleri şart! O ip çok kısa!
23 Mart 2020.

Atlara dediği ya da dilediği kadar iyi bakamadığı açık olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Tarım Bakanlığı’nın da başlangıçta vaat ettiği “doğal yaşam alanı”nı tahsis etmemesiyle, atları ücretsiz sahiplendirme kararı aldı. Atların şahıslara sahiplendirilmesi de mümkün. Çoğu hapislikten bitkin düşmüş bu atlara, at eti satan kişilerin talip olması ne yazık ki mümkün. (Bedavaya verilmek yerine bir bedelleri olsaydı bu ihtimalin önü kesilebilirdi oysa). Fakat mevcut koronavirüs salgını boyunca atları sahiplendirmek pek kolay görünmüyor. İBB’nin bu konuda kurmayı düşündüğü komisyon da henüz kurulmadı.

Kalan atlar için ne yapılabilir?

Heybeliada’da, Burgazada’da ve Büyükada Yörükali Ahırlarında yaşayan atlar, bırakın orada, evlerinde kalsınlar.

Büyükada’da toplanmış atlar ise acilen, peyderpey salınmalı. 3 aydır hapsedilmiş atların hepsini bir arada salarsanız yaralanabilir, birbirilerine zarar verebilirler. Yarım saat arayla, 10’ar 10’ar bırakılsın atlar. Seyisler, kendi sağlıkları için gereken tedbirlere dikkatle uyarak mümkün olduğunca atlara bakmaya, yem ve su vermeye, onları temiz tutmaya devam etmeli. Sokağa çıkma yasağı veya daha kötü durumlar için ise atlara yiyecek stok yapılmalı. İspark ahırında yem depolamaya uygun alan yok, çadırlar bunun için kullanılabilir.

Atlar olası kötü senaryolara hazırlıklı olarak adada salık vaziyette bırakılırsa adanın bahar otlarıyla karınlarını doyururlar. Ahırlarda tek başlarına bağlı kalmalarından çok daha iyidir bu. Ayrıca hareket etmek onlara iyi gelecektir. Şu anda hareketsizlik nedeniyle durumu kötü olan atlar da sağlığına kavuşabilir.

Bunca zaman bir padok alanı kuramayışının nedenini bize “Valilik / Milli Emlak / Tarım Bakanlığı bize yer göstermiyor” diye açıklayan İBB, bu konuyu kamuoyuna duyurmuyor, bir basın açıklaması yapmıyor. Bu ahırlarda at veterineri hiçbir zaman olmadı (olan 2 kişi, kedi-köpek veterineridir).

Yine de, fotoğraflarını gördüğünüz, naylon çadırlar kurdukları Aya Nikola mevkiindeki bu ahır alanının etrafını çevirmeleri, burayı padok alanı gibi kullanmaları bile, atları ahırda bağlı vaziyette terk etmekten iyidir. (Heybeli ahır alanında da buna benzer bir serbestlik var.)

Adalar’da bu yıla kadar her kış, atlar serbest dolaşırdı. Ormanda ve sokakta atlar görürdük. Burgazada’da çekilen bu fotoğraftaki gibi:

Burgaz Adası, Marta Koyu’nda bir bahar.
Fotoğraf: Koenraad Marinus Van Lier.

Lütfen artık şu hayvancağızları gerçekten özgür bırakın. Onlarca değil yüzlerce at öldü 3 ayda. Ruam kalmadığı halde, fayton da artık bittiği halde “faytona at bağlama yasağı” 3 ay daha uzatıldı, anlaşılmaz bir şekilde (16 Mart 2020): Adaya at girişi yok, ama çıkışı mümkün.

Sadece atların değil insanların da can derdinde olduğu bu “koronavirüs günlerinde,” atların adada serbest bırakılmasına karşı çıkacak kadar katı kalpli bir yetkili olabileceğini düşünemiyoruz. 3 aylık hapislikten sağ çıkan atların, yaşaması için tek şansları bu.

Üstelik, atları serbest bırakmak seyislerin sağlığını koruması açısından daha iyi.

Bırakın, adaların atları adalarda yaşasın (İmza kampanyası için tıklayın).

Atların durumuna göre değişen, daha önce yetkililere iletilen isteklerimizi buradan okuyabilirsiniz. 30 binden fazla kişinin imzasıyla, “karantina” şartlarının atların ölümüne neden olmaması için ne gerektiğini daha önce iletmiştik. Atları biraz tanısalardı, hep bahsedilen “katılımcılığa,” “demokrasiye” azıcık değer verselerdi yüzlerce at ölmeyecekti.

Bazı zararlardan dönülmüyor. Ölen atlar geri gelmiyor. Adalarda atlarla beraber insanlar da onlar için acı çekiyor. Bari kalan atları, Nazlı’nın, Şahin’in, Zeynep’in arkadaşlarını yaşatalım. Bu sesi yine duyuramazsak, koronavirüs burada tam bir kıyıma yol açacak.

Yetkili birimlerde telefonları açacak birileri hâlâ varken, ilgililere ulaşmak isterseniz:

İBB’nin Adalar’daki atlardan sorumlu komisyonun başında bulunan Genel Sekreter Yavuz Erkut: 0212 455 14 40, genelsekreterlik@ibb.gov.tr, twitter: @YavuzErkt

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Belediye Başkanı Özel Kalemi: ozelkalem@ibb.gov.tr. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu: @ekrem_imamoglu (twitter)

Adalar Belediyesi: ozelkalem@adalar.bel.tr, @adalarbld (twitter), 0216 382 3 382 Belediye Başkanı Erdem Gül: @erdemmgul

Atların adada yaşayabilmesi için arazi tahsisi, ahırların yıkılmaması konusunda:

İstanbul Valiliği, twitter: @TC_istanbul, mail: istanbul@icisleri.gov.tr Telefon: 0 212 455 59 00

Adalar Kaymakamlığı: twitter: @adalarkaymakam, mail: adalar@istanbul.gov.tr Telefon: 0216 382 50 05

Gıda, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul İl Müdürlüğü: istanbul@gthb.hs01.kep.tr, 0 216 468 21 00

Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü: adalar@tarim.gov.tr, Tel: 216 382 46 60 (Müdür Feramis Çiftçi)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s