At uzmanı veteriner Ayşe Yetiş: İnsanlar ve atlar bir arada yaşayabilir!

7 Mart’ta Heybeliada ahırlarını ziyaret eden at uzmanı veteriner hekim Ayşe Yetiş, Tay TV’deki programında adaların atlarının durumunu anlattı:

12 Mart 2020’de Tay TV’de yayınlanan programın kısmi deşifresi:

Bu hafta sonu Heybeliada’ya gittim. (…) Benim özel konum hep at oldu, atlara iyi bakmak oldu. Heybeliada’da kalmış olan 148 tane at vardı, kaldı ki orada ruam çıkmamış zaten. Buna rağmen oradaki atlar da bakımdan mahrum kaldılar tamamen. Çok can sıkıcı çünkü ruam kararıyla beraber, faytonların da kaldırılması birlikte alınmış, Valilik ve İBB’nin birlikte aldığı bu karar neticesinde sanıyorum atlar hiç düşünülmemiş.

Zaten İBB’nin konteynerlerinde kalan ya da oradaki diğer iki kamp alanında kalan atlar (…) 1200’ün üzerinde bir at orada uygun olmayan koşullarda yaşıyorlar. (…) Bu atlar 3 aydır muhtemelen nalbant hiç görmüyorlar.

Veteriner Ayşe Yetiş Heybeliada atlarıyla birlikte. 7 Mart 2020.
Fotoğraf: Zeynep Alpar.

Heybeliada’daki durum biraz daha şeydi, en azından dışarı çıkabiliyor atlar. Çünkü biliyorsunuz Büyükada’da konteynerlerde kalıyorlar. Fakat Heybeli’deki atlar da Büyükada’ya nakledilecekler. Ben ısrarla yetkili, etkili herkesten bu konuya duyarlılık göstermesini istiyorum. Çünkü at canlısı bizim dostumuz. Binlerce yıl bizimle beraber seyahat etti, bizimle beraber yürüdü, savaşlara katıldı. İstanbul’un bunu yaptırmaya hakkı yok.

Heybeliada Ahırlarında, at uzmanı veteriner hekim Ayşe Yetiş ve ilgili vatandaşlarla,
atlar için yapabileceklerimizi konuştuk. 7 Mart 2020. Fotoğraf: Zeynep Alpar.

Bu atlar için, söz konusu olan ruam olmaları bile olsa onların doğru düzgün karantina koşullarında ve doğru düzgün, yönetmelik gereği olan koşullarda tutulmaları gerekiyor. Bu atların adalardan atılmalarını da ben doğru bulmuyorum. İşimiz bitince her şeyden kurtulmak gibi bir özelliğimiz var. Ben adaya çok güzel rehabilitasyon merkezi, çiftlik, atla terapi merkezleri, her şeyin kurulabileceğini düşünüyorum. Bu mümkün çünkü. Bütün dünya atla yaşamayı öğrenirken biz atları ancak nasıl kullanabiliriz ve işimiz bitince de nasıl kurtulabiliriz noktasındayız. Bu toprağın insanlarına yakışmayan bir hareket. İşimiz bitince kurtulamayız biz onlardan.

Türkiye’nin zaten bir atçılık akademisine ihtiyacı var. Şimdi oraya tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi veteriner hekim arkadaşları gönderiyor ama atla çalışmadığın zaman attan anlaman mümkün değil. Dolayısıyla hekim arkadaşlar da orada çok da fazla faydalı olamıyorlar.

Oranın şu anda acilen nalbant ihtiyacı var, acilen veteriner hekim ihtiyacı var, acilen atların bir alana, dolaşmaya ihtiyaçları var. Bunu yapmadığımız müddetçe, bizim “ya, atlara iyi bakılıyormuş faytondan kurtuldular” söylemiyle kendimizi mutlu hissetmeye çalışmamız çok büyük bir yanlış.

Bence bütün hayvanlar çalışıyorlar. İnekler koyunlar keçiler tavuklar, herkes çalışıyor, atlar da çalışıyor. Atlar koşuyor. Bir bahis sistemi var. Bahis sisteminden çok küçük bir payla bence atlar, at dostları için koşabilirler. Bu mümkün. Bununla bu ülkeye ve bütün dünyaya örnek olacak tesisler kurulabilir. At akademileri kurulabilir, burada öğrenciler yetişebilir, burada seyisler yetişebilir. Burada her şey yetişir.

Attan kopmak bize bir şey katmaz. Bu konuda ben herkesi göreve davet ediyorum.

Arkadaşlar dün İBB’ye gitmişler. Şöyle bir şey olmuş ona da çok üzüldüm onu da burada açıklamak isterim: Onların söylemlerine göre İBB’den, belediye başkan yardımcılarından biri, atları adada Türkiye Jokey Kulübü’nün istemediğini söylemiş. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Türkiye Jokey Kulübü’nün İstanbul’un herhangi bir yerindeki atları kontrol etmesi mümkün değil. Bu Tarım Bakanlığı ve ilgili belediyelerin görev ve sorumluluğu altında. Türkiye’de tek tırnaklı yönetmeliği tamamen Tarım Bakanlığı’nın verdiği yönetmelik çerçevesinde yürütülüyor ve elbette, İstanbul gibi bir megakentte değil herhangi bir köyde bile, bir hayvandan bir insana geçecek zoonoz bir hastalığı hiç kimse istemez. Sadece Jokey Kulübü değil, ben şahsım adına, lütfen İstanbul’dan Trakya’dan mümkünse bütün Türkiye’den nasıl bir çalışma yapılacaksa bu zoonoz hastalığın, bizim atçılığımızı uluslararası alanda temsil etmemize engel olan bu hastalığın kontrol altına alınmasını istiyorum. Bunun için eğer yeterli personelleri yoksa personel alsınlar. Bunun için bütün atlar çiplenecekse çiplesinler. Bunun için eğer kontrol edilmesi gereken sınır noktaları varsa yapsınlar.

İnsanlar ve hayvanların bir arada yaşayacaklarını, böyle bir dünyanın mümkün olduğunu biz size öğreteceğiz.

Ayşe Yetiş ve atlar, Heybeliada Ahırları. 7 Mart 2020.

Adaların atlarının adalar yaşaması için imza kampanyası:

http://chng.it/6VMCTLYNvV

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s