Hayvanlar “para kazandırmayınca”: Hayvanat bahçesindeki hayvanlar birbirine yedirilebilir!

14 Nisan 2020’de BBC’de yayınlanan İngilizce haberin başlığı: “Koronavirüs: Almanya’nın hayvanat bahçesi hayvanları birbirine yedirmek zorunda kalabilir.” Bu acı haberi, hayvanların insana “para kazandırmadığında,” “işe yaramadığında” başlarına neler geldiğinin bir örneği olarak görüyoruz.

Haber şöyle diyor:

“Güneşli geçen Paskalya tatilinde insanlarla dolup taşacak hayvanat bahçeleri şimdi koronavirüse bağlı sokağa çıkma yasaklarıyla zor durumda, bağış istiyor.

Kuzey Almanya’da bir hayvanat bahçesinin yöneticisi, hayvanat bahçesinin ayakta kalabilmesi için yakında bazı hayvanları diğer hayvanları beslemekte kullanmak zorunda kalabileceklerini açıkladı.

“Berlin Hayvanat Bahçesi’ndeki ikiz pandalar normal zamanda pek çok ziyaretçi çekerdi.”
(bbc.com)

Neumünster Hayvanat Bahçesi’nden Verena Kaspari, Die Welt gazetesine ‘Öncelikli olarak kesmek zorunda kalacağımız hayvanların listesini hazırladık,’ dedi. […] Kaspari’ye göre bazı hayvanları yaşatmak için bazılarını öldürmek son çare ve ‘nahoş’ bir durum olacak, ama bu bile mali sorunları çözmeye yetmeyecek. Kaspari, foklar ve penguenlerin her gün bol miktarda taze balık yemesi gerektiğini söylüyor. ‘İş o noktaya varırsa, hayvanların açlıktan ölmesi yerine onlara ötanazi yapmam gerekecek. En son çare olarak bazı hayvanları diğerlerini beslemekte kullanmak zorunda kalacağız.’” (Kaynak: bbc.com, 14 Nisan 2020)

İlke olarak hayvanlar elbette insana “para kazandırmak” zorunda değil. Ancak gerçek dünyada, bakım masrafları sağlanamayan, insanın “işine yaramayan” hayvanların başına gelenler ne yazık ki korkunç.

Adaların atlarını 4.000 TL’den satın almış bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yüzden onları “ücretsiz” sahiplendirmeye çalışıyor. İBB’den üst düzey bir yetkilinin ifadesiyle “Belediye atlara ilanihaye bakacak değil.” (İlânihâye: Sonuna kadar.)

İBB tarafından satın alınmış bir at, Büyükada’da İspark Ahırı’nın arka tarafına açılan padok alanında. 13 Nisan 2020. Fotoğraf: Adaların Atları.

Gelgelelim, adaların atları yarış atı olamaz, çoğu kısırlaştırılmış veya yaşlı olduğu için damızlık olarak kullanılamaz, yavrulayabilenler de safkan olmadıkları için at üreten çiftliklerin de “işine yaramazlar.” Koronavirüs nedeniyle atçılık camiası zaten çok zor durumda, atları, hele de 1200 kadar atı sahiplenecek kimse bulmak kolay değil. Bugünlerde safkan köpek üreten çiftlikler bile, yavruları satamadıkları için barınağa bırakacaklarını duyuruyor, ücretsiz sahiplendirmeye çalışıyor.

Diğer yandan da bu atlar, faytonda çalışmış oldukları için insana alışıklar, uysallar. Bu özellikleriyle de aslında çok “değerliler” – İBB farkında olmasa da!

Adaların atları Adalar ilçesinde kalarak uygun şartlarda –doğru düzgün denetlenen, at uzmanı veterinerlerin kontrolünde, şikayet mekanizmaları da işletilerek- çalışabilirler. Atlar ulaşımda, binicilik sporunda ve bunun öğretilmesinde, atla terapi çalışmalarında rahatlıkla kendi geçimlerini temin eder. Bu yıl yaşanan felaket başlarına gelene kadar bu atlar kendilerini, yavrularını, kimisi 10 yıldır emekliye ayrılmış başka atları ve insan ailelerini geçindirebiliyordu. Dileğimiz bunun devam etmesi. Hem atların sağ kalması, hem de Adalar’da atlı hayatın sürmesi için adaların atlarının adalarda yaşamasını istiyoruz. Boğa güreşinden bahsetmiyoruz burada!

Türkiye’de “kullanılmayan” atlara ne oluyor?

At, bakımı masraflı bir hayvan. Adalarda bir atın aylık yem gideri 700 TL civarında. İBB’nin bir yetkilisi, ellerindeki “1000 tane” atın sadece yem masrafının ayda 300.000 TL olduğunu söyledi (Nisan 2020).

Atları taşımacılıkta ve tarımda kullanan çiftçiler, hayvanlar çoğaldığında, onlara ihtiyaç duydukları mevsim bittiğinde ya da motorlu araçlar kullanarak ata ihtiyaç duymaz hale geldiklerinde atları “doğaya” salabiliyor. Türkiye’de bu şekilde oluşan yılkı sürüleri var. Ancak insanla yaşayan, insan tarafından beslenen atların çoğu, doğaya bırakıldıklarında kurtlara yem oluyor, şartlara dayanamıyor ve ölüyor. Sağ kalanların oluşturduğu sürüler ise çoğalınca insan tarafından istenmiyor, ürüne zarar verdikleri gerekçesiyle şikayet konusu ediliyor.

Burdur’da çoğalan yılkı sürüsündeki atların vurularak öldürüldüğünü, Çanakkale’de her yıl 10 kadar atın, köylülere ait araziye girince vurulduğunu biliyoruz. İstanbul Veliefendi Hipodromu’ndan çıkarılan yarış atlarının kasaplar tarafından “kilo ile” alındığını da biliyoruz. İzmir’de ise, İzmir Belediyesi faytonculuğa son verdikten sonra atlar Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde serum üretiminde kullanılmaya başlandı.

Hakkari’de işi bitince serbest bırakılan atların durumu haber konusu olmuştu. Bölge köylüleri ocak ayında şöyle diyordu: “Yazın sahipleri tarafından yaylada çalıştırılan atlar kışın doğaya salınıyor. At sahiplerinin amacı yem vermemek ve masraftan kurtulmaktır. Bölgenin tamamı karla kaplanmış durumda ve atlar yiyecek bulmakta zorlanıyor. Soğukların başlamasıyla at sürüsünün açlıktan veya kurt sürüsünün saldırısı sonucu telef olacağından korkuyoruz. Buradan tüm hayvanseverler ve yetkililerden atlara sahip çıkılmasını istiyoruz” (Kaynak: karar.com, 2 Ocak 2020.)

Karaman’da ise 1000 kadar yılkı atı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın projesiyle koruma altına alınan Anadolu yaban koyunlarının su ve beslenme alanlarını tahrip ettikleri gerekçesiyle ihaleyle doğadan toplanarak çitle çevrili bir alana hapsedildi. Bu işi yapan şahsın “yurtdışına kaçmasıyla” atlar, açlık ve susuzluktan öldüler. Olayı ortaya çıkaran Konya Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği’nden, Dernek Başkanı Ümit Sürmeli Börü, “Atlara bu vahşeti uygulayanlardan kim hesap soracak?” deyip şöyle devam etti: “Biz konuyu hem Cumhuriyet Savcılığı’na hem de Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na ileterek sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını isteyeceğiz. Başka yerlerdeki atların da başına neler geldiği soruşturulmalı. Yoksa ölenler unutturulup, birileri korunup, olmamış gibi mi davranılacak? Kamuoyu önünde, onlarca atın ölümünün, aç ve susuz bırakılmalarının hesabının sorulmasını istiyoruz.”

Karaman’da Karadağ’dan “rehabilite edilip sahiplendirilecek” diye toplanan yılkı atları.
Karamandan.com, 8 Nisan 2018.

Karaman’da yılkı atlarının başına bunları getiren Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 8. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Karaman Şube Müdürlüğü, yakalanan atların bir kısmının yapılan kontrollerin ardından isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak verileceğini açıklamışlar ve yoğun talep aldıklarını bildirmişlerdi (Kaynak: karamandan.com, 8 Nisan 2018) Sonuç ortada.

Karaman’da yılkıya “fazla gelen” atlar.

Adaların atları için düşünülenler

İstanbul’un Adalar ilçesinde Büyükada, Heybeliada ve Burgazada’da fayton taşımacılığında kullanılan atlar, Büyükada’da görülen ruam hastalığı gerekçesiyle İstanbul Valiliği İl Mahalli Çevre Kurulu’nca tüm adalara 3 ay süreyle konan “faytona at bağlama yasağı” (“karantina”) nedeniyle kullanılamaz hale getirildiler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 16 Ocak 2020’de bu atları ve faytonları satın alacağını duyurdu. Daha sonra atların ücretsiz olarak sahiplendirileceği belirtildi.

29 Mart’ta, belediyenin bedava verdiği atların 500 tanesine Şanlıurfa’dan, 100+100 tanesine de Adana’dan şahısların talip olduğunu haber aldık. Bu kadar çok sayıda atı ancak kesmek üzere, kasapların alacağını duyurmamız ve durumun ciddiyetini kavrayan hayvanseverlerin de harekete geçmesi üzerine bu girişim gerçekleşmedi. Ancak atların kesilmesini engelleyecek sahiplenme şartları oluşmuş değil.

İBB içinde bir sahiplendirme komisyonu Nisan ayı içinde kuruldu. Önerilerimize rağmen komisyonda atları tanıyan, Türkiye’de atçılık camiasını bilen kişiler yer almıyor. Komisyon sadece İBB görevlilerinden oluşuyor.

Daha önce “Adalarda tek at kalmayacak” diyen İstanbul Valisi ise, bir yazıyla tüm il valilerinden kendi bulundukları yerde Adalardaki atların “tarım ve hayvancılıkta kullanılmak üzere” sahiplenmesini teşvik etmelerini, atları alacak kişiler bulunmasını istemiş. Tarımda kullanılmak hadi neyse, atla tarla sürülebilir, köyden köye gidilebilir. Peki hayvancılık? Damızlıkta kullanılamayacak bu atlarla nasıl bir hayvancılık yapılacak, kesimden başka?

Adaların atları Adalar’da yaşasın imza kampanyası için tıklayın.

Burgazada’nın atları İstanbul’a bakıyor. Zaman, 2020’den önce.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s