Otobüs atın kurtarıcısı değil, katilidir

Adaların Atları Platformu olarak, yaşam alanımıza otobüs sokulmasını onaylamıyoruz. Adalar’daki atlar bu otobüslerin gelmesi uğruna ölüyor. Faytonun durdurulduğu 20 Aralık’tan bu yana Büyükada’da yüzlerce at hapsedildiği için öldü (bu konuda bilgi için tıklayın). Atlar 6 aydır hâlâ hapis.

Motorlu araçlar, tüm adaların her noktasında çok daha fazla kişinin gitmesi demek. Bu, Adalar’da orman yangınlarına, bisiklet kazalarına, atlar ve insanlar üstünde büyük baskıya neden olan turizmi, rant hırsını körükleyecek, yapılaşmayı arttıracak yanlış bir hamle.

Adalar’a getirilen otobüs.

Atlı hayatı “zulüm” gibi gösterip motorlu araca razı etme

Adalar’da 13 bin olan nüfusu 80 bine çıkarmayı öngören AKP / devlet politikası, bu motorlu araçları getirebilmek için, kamuoyunu buna razı etmek için faytonları yıllarca kasıtlı olarak denetimsiz bıraktı. Kötü örnekleri engellemek yerine bunları genelleyip bir nefret söylemiyle atların çalışmasını eziyet olarak gösterdi ki insanlar “atları kurtarmak” adına motorlu araçları kabullensin. Amaç atlara iyi yaşam şartları sağlamak olsaydı, fayton varken hayvanlara kötü muamele eden, insanlara da kaba davranan kişiler meslekten men edilir, atların şartları denetlenip düzeltilirdi. Devlet kurumları da, CHP’li Adalar Belediyesi de, yıllarca AKP’de olup son dönemde CHP’ye geçen İstanbul Büyükşehir Belediyesi de uzun zamandır aynı at karşıtı tavır içerisindeler.

Amaç atları kurtarmak olsaydı atlar halen hapsedilmiş olmazdı. Atları sahiplerinden satın alan İBB, barınma koşullarında bazı iyileştirmelere gitmiş olsa da, önceden faytonda çalışmak ve adada serbest bırakılmak suretiyle koşan, hareket eden atlara gereken hareket imkânını sağlayamadığı için yüzlerce at öldü. İBB elindeki at sayısını, atların ölüm nedenlerini, onları hangi şartlarla nereye sahiplendireceğini açıklamıyor, bunun yerine “mutlu atlar” konulu yanıltıcı reklam videoları çekiyor.

Başka yerlerde binicilik veya eğitimde kullanılacak atların Adalar’da aynı şekilde kullanılamamasının sebebi ise, İstanbul Valiliği’nin “Adada tek at kalmayacak” talimatı, Adalar’da atlara yaşam alanı sağlanmaması. Devlet kurumlarının atların adada yaşamasını istememe sebebi ise, onların yerine otobüs kullanmak istemesi! Otobüs atın kurtarıcısı değil, katilidir.

Ayrıca, sit alanı olan Adalar’da ambulans, itfaiye, çöp kamyonu gibi özel amaçlı araçlar dışında motorlu araç bulunması yasa dışıdır.

Kırk katır ya da kırk satır değil

Atlar ve Adalar için seçenekler “faytonda atların eziyet görmesi” ile “motorlu araçlarla şehirleşmek” gibi iki şıkka indirgeniyor. Biz buna karşı, kendimiz için ne istiyorsak atlar için de aynısını istiyoruz: Hapsedilmemek, uygun barınma ve yaşam ortamı, denetlenen ve doğru şartlarda çalışmak, Adalar’dan sürgün edilmemek; çalışma hakkının yanında özellikle yaşlı ve sakat atlar, anne kısraklar ve taylar için çalışmama imkânının da sağlanması. Atları satın alan İBB artık tüm bunları sağlamakla yükümlüdür.

Atların faytonda çalışması da olabilir, binicilik, atla terapi, ata terapi, atla gezi gibi başka pek çok faaliyet Adalar’da gayet güzel yapılabilir. İnsanlarla atların birlikte yaşamının, yavaş şehirlerin dünyada da pek çok iyi örneği var. Biz de Adalar’da muhteşem bir atlı hayat kurabiliriz.

Bu bizim savunduğumuz şeyin fotoğrafı: Sağlıklı, pırıl pırıl, bakımlı atlar, Heybeliada ormanında. Fotoğraf: Hüseyin Sarısayın.

Ulaşım değil turistik tur

Adalar’da kullanılmak istenen motorlu araçlar, adada yaşayanların ulaşım ihtiyacına hizmet etmiyor. Adaya gelip otobüsle ormanda tur atmak “ulaşım” değil, “ihtiyaç” da değil. Adaya gezmeye gelenler yürüyerek veya bisikletle gezebilirler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belgrad Ormanlarının içinde “çevreci elektrikli otobüslerle” tur düzenlemediği gibi, Adalar’a da bunu yapmamalı.

20 Aralık’ta “ruam gerekçeli karantina” olarak lanse edilen “faytona at bağlama yasağı” konduğundan beri atlar hapsediliyor ve Adalar’da yürümek, bisiklete binmek ve plakasız, denetimsiz “akülü” kullanmak dışında ulaşım seçeneği yok. Günübirlik turistleri plajlara taşımaya yarayacak otobüsler, iskelede inip evine gitmek isteyen ama yürümekte zorlanan, hasta ya da çok yorgun insanların ihtiyacını karşılamıyor.

Katılım tiyatrosu

İBB’de İmamoğlu yönetimi katılımdan söz etmeyi çok seviyor. Adalar’da bu konuda yaptıkları, sınırlı bir “Çalıştay” düzenleyip sonuçlarını yanlış aksettirmekten ve kendileri karar alıp bize de son aşamada bildirimde bulunmaktan ibaret. Kendi görüşlerimizi ısrarla ilettiğimiz doğrudur. Belediyeler ısrarla bu görüşleri dikkate almıyor. İstanbul’u Vali Ali Yerlikaya (İBB’nin eski kayyumu), Adalar’ı da Kaymakam Mustafa Ayhan yönetiyormuşçasına (!), oylarımızla seçilmiş belediye yetkilileri bize “Valilik izin vermiyor, Kaymakam böyle istiyor” diye karşılık veriyor, ama bunu kamuoyuna asla duyurmuyorlar.

Katılımcılık sivil toplum grupları ve derneklerle kapalı toplantı yapmak değildir zaten. Halkın ihtiyaç ve görüşleri, hiçbir sivil oluşumla ilişkili olmasalar da dikkate alınmalıdır. Seçim dönemlerinde “eğilim yoklamayı,” “halkın nabzını tutmayı” çok iyi bilenler otobüslerle ilgili basit bir online anket dahi yapmadı. İhtiyaç analizi de söz konusu olmadı.

Otobüs otobüstür

Otobüs, elektrikli de olsa otobüstür. Sürücüsü kadın da olsa, ne renge boyarsanız boyayın, otobüs otobüstür ve otobüs bir motorlu araçtır. Otobüsün güzeli-çirkini olamaz, sit alanı Adalar’da otobüs yasadışıdır.

Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, adaya getirilen otobüslerin “asla motorlu olmayan çevreye zarar vermeyen elektrikli araç” olduğunu söyledi (13 Haziran 2020). Biz, faytonların bu motorlu araçlar gelsin diye denetimsiz bırakıldığını, yüzlerce atın bu yüzden 6 aydır hapsedildiğini ve öldüğünü biliyoruz. Bu gayet büyük bir zarardır.
Sayın Belediye Başkanı, bir elektrikli araç nasıl “motorlu” olmayabilir? Elektrik neyi çalıştırıyor?

Elektrik üretimi ve tüketimi doğaya yüktür, hidroelektrik santralleri Karadeniz derelerini boğarken elektrikli aracın “çevre dostu” olduğunu iddia edemezsiniz.

Ada sakinleri hiçbir denetim olmadan akülü araçlarla dolaşıyor ve ciddi kazalar zaten oluyor. Bu otobüslerin ölümlü kazalara karışması kaçınılmaz.

Son olarak, koronavirüs salgınının uzun zaman süreceği tahmin edilirken, Adalar’a gezmeye gelip bu küçük ve kapalı otobüslere binmeyi kimseye tavsiye etmiyoruz. Ada Gazetesi‘nde yayınlanan bu fotoğrafta, otobüs şoförleri eğitim sırasında görüntülenmiş. Kapalı alanda çok sayıda kişi bir arada, maskeleri takılı olmadan eğitim alıyorlar. Otobüse binecek insanlara verilen değeri de özetleyen bir fotoğraf.

Adalar’da otobüs kullanmak üzere eğitim alan maskesiz şoförler. Ada Gazetesi, 12 Haziran 2020.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s