Adalarda tellerle çevrilmeye karşı dilekçe – Adalar Demokrasi Meclisi çağrısı

Adalarda kıyı ve ormanların çitlerle, dikenli ve jiletli tellerle çevrilmesine karşı bu dilekçeye katılmak isterseniz 25 Kasım Çarşamba saat 22’ye kadar adalardemokrasi@gmail.com adresine mail atın.

Adalar Demokrasi Meclisi’nin çağrısıyla bu dilekçeye imza vermek için mailde adınızı, soyadınızı, hangi adada yaşadığınızı, TC kimlik numaranızı ve mail adresinizi belirtmeniz isteniyor.

Adalar Belediye Başkanlığı’na ve
Adalar Belediye Meclisi’ne,

Biz Adalar’da yaşayanlar her geçen yıl ivmesi artarak yaygınlaşan bir uygulamadan ciddi olarak mağdur ve şikâyetçiyiz. Son on yıldır orman alanlarında sayıları artan “tabiat parkı” adı verilen “mesire yerleri”nin özel
şahıslara kiralanmasından Adalar da nasibini aldı. Büyükada Tabiat Parkı, Dilburnu (Büyükada) ve Heybeliada Değirmen Burnu Tabiat Parkları bunlardan.

“Tabiat parkları”nın yanısıra sahillerimiz, koylarımız da beach adı altında buraları işleten şahıslara kiralanıyor. Bu alanların işletmecileri büyük bir keyfilik ve serbesti içinde, kiraladıkları orman arazilerinde ve çoğunlukla ormanla içiçe olan kıyılarda geri döndürülmesi imkânsız tahribatlara yol açan icraatlarda bulunuyor. Tesislerinden yararlanacaklardan ücret alabilmek için kiraladıkları alanın, hatta bazen daha da geniş bir bölgenin etrafını tamamen tellerle çevirerek geçişi engelliyor, denizle, kıyı şeridiyle aramıza çitlerle set çekiyorlar.

Orman alanlarında serbestçe gezip oturamaz, yürüyemez olduk. Serbestçe yüzecek kıyı kalmamasının ötesinde, denizi ancak tellerin gerisinden görebilir hale geldik birçok yerde. Adaların ormanlık alanları ve kıyıları, kafesli, dikenli, jiletli her tür telle çevrilmiş durumda.

Ormanlarımız işletmelerin/kurumların her nevi çitlerinin dışında, bir de vaktiyle çekilmiş, bugün hiçbir geçerliliği kalmadığı halde sökülmemiş kafesli-dikenli-jiletli tellerle, hatta kimi yerlerde artık tel yığınlarıyla dolu. Tellerin arasında “kafese kapatılmış” halde yaşamamız, bunu kabul
etmemiz isteniyor, bekleniyor. Ayrıca bu sadece insanlar için değil ormanda yaşayan tüm canlılar için geçerli ve tehlikeli.

Anayasa’nın 169. Maddesi, Kıyı Kanunu, Orman Kanunu ve Milli Parklar Kanunu (ilgili maddeleri bu dilekçenin ekinde) ormanlık alanların ve sahillerin “herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık” olduğunu çok sarih bir şekilde belirtiyor.

Bizler Anayasayı, yürürlükteki orman ve kıyı kanunlarını ihlal eden, ekosisteme, yaşam hakkına aykırı olan, yangın halinde kurtarma çalışmalarını zorlaştıracak, hatta engelleyecek, can kaybına
yol açabilecek çit uygulamasına son verilmesini istiyoruz.
Doğal SİT alanı statüsündeki Adalar’da, müşterek alanlarda var olan bütün kafesli, dikenli, jiletli tellerin sökülmesini, özel mekânlarda ise dikenli ve jiletli tel kullanımının bundan böyle yasaklanmasını, varolanların sökülmesini talep ediyoruz.

Orman Bakanlığı’nın özel işletmelerle yaptığı kiralama sözleşmelerinin içeriğini bilmek istiyoruz. Adalar Belediyesi’nin sözünü ettiğimiz alanlarda denetim görevi olduğunu biliyoruz ve görevini özenle yerine getirmesini, ihlalleri tespit etmesini ve bunların giderilmesi için ilgili kurumlar
nezdinde takipçi olmasını talep ediyoruz.

Adalıların oylarıyla vekâlet verdikleri belediyenin “çitlerin sökülmesi” talebimizi sahiplenmesini, gerçekleştirilmesini üstlenmesini, kurumlar arası ihtilaf durumunda gerekirse yargı yoluna giderek bu temel hak ihlalini çözüme kavuşturmasını bekliyoruz. Başka belediye meclislerinin
bunu gerçekleştirdiğini biliyoruz ve örnek alınmasını gerekli görüyoruz.
Adalar Belediyesi Meclisi’nin ilk toplantısında konuyu gündeme almasını rica ediyoruz.
Saygılarımızla
Birçok ada sakini adına…

EKLER
Anayasa
Ormanların korunması ve geliştirilmesi
Madde 169–Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. …. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet
ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve
işletilir. … Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. …


KIYI KANUNU (https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.3621.pdf )
Madde 5 –Kıyılar ile ilgili genel esaslar aşağıda belirtilmiştir:
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır,
Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.

İKİNCİ BÖLÜM
Kıyı, Kıyı Kenar Çizgisi, Sahil Şeridi, Planlama ve Yapılanma Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar
Madde 6 –Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez.
(Ekfıkra:14/2/2020-7221/21md.) Kıyının kumluk veya çakıllık olduğu alanlarda denize girme, güneşlenme, amatör su sporları gibi faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik rekreatif amaçlı iskele yapılamaz. Ancak, kıyının kayalık karakter gösterdiği ya da kıyının kumluk veya çakıllık
olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün olmadığı zorunlu hallerde genişliği üç metreyi geçmeyen ve platform niteliği taşımayan rekreatif amaçlı iskeleler yapılabilir.


MİLLİ PARKLAR KANUNU
Kanun Numarası: 2873
Madde 2 –Bu Kanunda yer alan;
a) Milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını.
b) Tabiat parkları; bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını,
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç ve Tanımlar
Tanımlar: Madde 2 –Bu Kanunda yer alan;
a) Milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını.
b) Tabiat parkları; bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını,
İfade eder.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Koruma

Yasaklanan faaliyetler:

Madde 14 –Bu Kanun kapsamına giren yerlerde;
a) Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz,
b) Yaban hayatı tahrip edilemez,
c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz,
d) Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz, (s: 4)


orman kanunu:
https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.6831.pdf
kıyı kanunu:
https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.3621.pdf
milli parklar kanunu:
https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2873.pdf


İstanbul Üniversitesi (Cerrahpaşa), Orman fakültesi, Ormancılık Politikası ve yönetimi anabilim dalından, Orman Yüksek Mühendisi Cihan Erdönmez anlatıyor (Açık Radyo, Dünya Mirası Adalar Programı, https://acikradyo.com.tr/program/193273/kayit-arsivi) :

Orman öncelikle bir ekosistemdir. Ekosistemin devamlılığı garanti altına alındıktan sonra, mümkünse, sosyal ve ekonomik faydalara yönelebilirsiniz.
2011 yılında, 139 orman içi mesire yeri “tabiat parkı”na dönüştürüldü ve bunların işletmesi özel kişilere verilmeye başladı.
Tabiat parkları korunan alanlardır. Yasal statüleri korunan alan olarak görünse de korunan alanla hiçbir alakası olmayan uygulamalar ortaya çıktı.
Adalar’daki örnekler aslında uygulamada “korunan alan” da değil, “tabiat parkı” da değil; olsa olsa ormanları lunaparka çevirme uygulaması.
Ormanlarda, doğal alanlarda bırakın jiletli, dikenli telle, kafesli çitlerle sınırlama yapmayı bitkisel materyallerle bile sınırlama koyamazsınız, ekosistemi sınırlarla bölemezsiniz.
Bir orman alanında yapay malzemelerle ya da doğal malzemelerle canlı hareketliliğini engelleyecek sınırlar oluşturmak kesinlikle ormancılık ilkelerine aykırı bir uygulamadır.
Ada ormanlarında sincap, kirpi, tavşan, köstebeğin olduğunu biliyoruz.
Çitlerle yaban hayvanların hareketliliğini engellemiş olursunuz.
Adalar ormanlarının hâkim ağaç türü kızılçam. Kızılçam denince de akla ilk gelen şey yangın tehlikesi. Çitler yangın sırasında insanların hareketliliğini de engelleyen faktörler.
İster Orman işletmesi yapıyor olsun ister tabiat parkını işleten özel işletme, bu çitleri yapan her kimse, orman ekosisteminin ne olduğunu hiç anlayamamışlar demektir.
Bir işletmeci kiraladığı alanına giren çıkan kişiyi kontrol etmek isteyebilir. Bunu tel örgü çekerek yapmak zorunda değil. Belli noktalara güvenlik görevlileri koyabilir. Ama ormana bırakın tel örgüyü, betonu o ormanın doğal türleri dışında bitki türleriyle bile sınır oluşturamaz. Bu
ormancılığın alfabesine, ekosistemin, ormanın ruhuna aykırı bir davranıştır.

Belediyelerin çit yasakları hakkında bazı gazete haberleri:

https://www.evrensel.net/haber/397271/ayvalik-tabiat-parki-ihalesi-iptal-oldu

https://www.merhabahaber.com/jiletli-teller-sokuluyor-685408h.htm

“Dikenli tel, savaş, kısıtlanma, toplama kampı ve tutsaklık çağrıştırır, yasak psikolojisi yaratır. Modern yaşamın belediyecilik uygulamalarında ve eğitimde savaş psikolojisi çağrıştıran kavramlara yer verilmez.
İnsanlara ve hayvanlara verdiği fiziksel ve düşünsel zararlardan ötürü bazı gelişmiş ve kalkınmış ülkelerde kullanımı yasak veya sınırlıdır.” Hüseyin Serdar, Hürriyet 5 Temmuz 2019

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s