Belediye kepçesine karşı atların yaşam hakkı, barınma hakkı ve Adalar’da korunmasını istediklerimiz

Sayın basın mensupları ve katılımcılar,

Burada gördüğünüz atlar Heybeliada’nın son dört at ve bir tayı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bu atların ahırına yıkım tebligatı gönderdi.

İBB’nin kendi kirasındaki alanda bu atlara bir ahır yapmasını talep ediyoruz. Atlar Adalarımızın simgelerinden biridir ve her canlı için barınma haktır. Adamızda bu atların barınabileceği başka uygun bir alan yoktur.

Bu talebimiz diğer Adalar’da sahipleri tarafından İBB’ye satılmamış atlar için de geçerli. Burgazada’da sadece iki at kaldı ve onların da ahırı için yıkım tebligatı yapıldı. İBB’nin kamu adına satın aldığı atlar için de, hem Büyükada’da hem Heybeliada’da hem de Burgazada’da uygun ahırlar, uygun yaşam şartları sağlanmalı…

Büyükada’da da İBB’ye satılmayan atlar var ve hepsi kendi özel arazileri üzerindeki ahırlarından zorla alınıp Büyükada İBB İspark ahırına konuldular. Sahipleri tarafından burada bakılıyorlar. Bugüne dek bu ahırlarda ölen at sayısından biliyoruz ki Büyükada’da İBB’nin mevcut ahırlarındaki koşullar atlar için uygun değil. İBB’nin, atlı zabıta olarak kullandıkları dışında hiçbir atı dışarı çıkarmadığı Büyükada İspark Ahırında daha geçen hafta beş at daha öldü.

Öte yandan Orman İdaresi, İBB kira sözleşmesi şartlarına uygun modern ahırlar inşa etmediği için Heybeliada’daki kira sözleşmesini tek taraflı feshetmek ve araziyi devralmak istiyor. Yarım asırdan uzun süredir yapılaşmaya maruz kalmış bu alan orman niteliğini yitirdiğinden büyük olasılıkla yapılaşmaya açılacaktır ki, bu yönde güçlü duyumlar almaktayız.

İstanbul’un doğal akciğerleri niteliğiyle bir sayfiye, dinlence ve eğlence yeri olan ve yazları yoğun ziyaretçi alan Adalar’da İBB tarafından ormanların içlerine kadar sefer yapan minibüs taşımacılığı getirilmesi ormanlara erişimi kolaylaştırmış, yangın tehlikesi ciddi oranda artmıştır. Ormancılara göre, sıcak havada, şiddetli rüzgar varken yangın çıkması halinde Heybeliada 2 saat içinde tümüyle yanabilir. Bu süre Büyükada için 4 saat, Burgazada ve Kınalıada için sadece 1 saattir.

İBB’nin atlı zabıta hizmetine şehirde değil en fazla Adalar’da gereksinim duyulmaktadır.

İBB kirasındaki ahır arazileri üzerine modern ahırlar inşa etmeli ve atlı zabıta hizmetini Adalarda yaz sezonu açılmadan başlatmalıdır.

Soruyoruz: İBB, kendi kirasındaki bu araziye niçin modern ahırlar yapmaz ve bu araziyi atlar dahil Ada sakinlerinin gereksinimleri için kullanmak varken elinden çıkarır?

Ve biliyoruz ki bu sorunun yanıtı Sn. Ekrem İmamoğlu’nun 2020 başlarında Adaları ziyaretlerinden birinde  söylediği şu cümlede yatıyor: ”Biz Adalar’a bir kimlik kazandıracağız” !

Çizim: Tan Oral, T24. Acaba İBB bizim yaşam alanımız için ne planlıyor da Heybeliada ve Burgazada’da at kalmasını istemiyor? (Yorum bize ait)

Oysa ki, dünya tarihinde yeri olan İstanbul Takım Adaları Bizans’tan başlayarak Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini kapsayan sivil mimarisi, siyasi ve edebi tarihi ile çok zengin bir “Kültür Mirasına”, aynı zamanda eşsiz bir doğaya sahip olmaları itibariyle tam bir SİT alanı oluşturmaktadır.

Adalar mimari ve siyasi tarihiyle de kültürümüz için çok önemli bir yöredir. Bizans’tan bazı kalıntıları, Osmanlı İmparatorluğunun özellikle 19. yüzyıl mimarisinin en seçkin örneklerini, art-nouveau, neo-rönesans, neo-barok,neo-gotik tarzlarının ahşaba uygulanmış nadir örneklerini, Cumhuriyet mimarisi örneklerini Adalarda görmek mümkündür. Adalar tüm bu açılardan adeta bir açık hava müzesidir.

Adalar, Türk edebiyatında, Türk musikisinde, sosyal yaşamında da büyük önem ve değer taşımaktadır. Osmanlı İmparatorluğunun 19. Yüzyıl sonu siyasi hayatının ileri gelenleri, I. Meşrutiyet’ten başlayarak Abdülhamit Paşaları, ittihatçılar, I. Dünya Savaşı, Mütareke ve işgal, Milli Mücadele yıllarında ve  de Cumhuriyet yıllarında Adalarda yaşamışlardır. Öte yandan, Recaizade Ekrem ve Halit Ziya Uşaklıgil’den başlayarak Ziya Gökalp, Abdülhakhamit, Yahya Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ruşen Eşref Ünaydın, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Nurullah Ataç, Fazıl Ahmet Aykaç, Sait Faik Abasıyanık gibi ünlü şair ve yazarlarımız Adalarda yaşayıp buraların güzelliğinden etkilenmişlerdir (*).

Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından, 09.10.1976 tarih ve 9461 sayılı karar ile Adaların tümüyle korunması gerekli doğal sit alanı olduğuna karar verilmiştir.

Gerekçeleri ise şunlardır:

1) Adalar’ın zengin tarih hatıralarına sahip olması,

2) 8. asırdan beri meskun olan Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’nın koruma kurulunun daha önce tespit etmiş olduğu dini, askeri, resmi ve sivil mimari örneklerinin korunması gerekli kentsel siti oluşturması,

3) İstanbul’un bu dinlenme yerlerinin tepeleri, sırtları, yamaçları, çam koruları, tüm yeşillikleri, koyları, plajları ve kıyı çizgisi ile pitoresk bir tabiat yapısına sahip olması.

Heybeliada’dan görünen İstanbul manzarası. Şehirleşmek istemiyoruz!

Oysa ki, İBB Adalar’ın söz konusu özelliklerinin korunmasında hiç de özenli davranmamaktadır.

Örneğin, Heybeliada’da Asaf Plajı sahili ve Sadık Bey Plajında yoğun bir betonlaşmaya izin verilmiştir.

Tekrar ve güçlü bir şekilde ifade ediyoruz: Adalar kimlik kazandırılacak değil, kimlik kazanılacak eşsiz bir mekandır.

Adalar eski İstanbul’un özelliklerinin hâlâ yaşayabildiği son mekândır.

Adaların bu niteliklerinin titizlikle korunması için İBB Adaları para kaynağı sıradan bir turizm bir mekânı olarak görmemeli, Heybeliada ve Burgazada’da kirasındaki ahır alanlarında en kısa zamanda modern ahırlar inşa etmeli ve de Büyükada yanında bu Adalarda da atlı zabıta hizmeti başlatmalıdır.

Teşekkür ederiz.

Adaların Atları Platformu

(*) Mehmed Celal, Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı), Yahya Kemal Beyatlı, Halit Fahri, Sait Faik Abasıyanık, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Rasim, Reşat Nuri Güntekin, Celal Sahir, Tevfik Fikret, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fazıl Ahmet Aykaç, Yaşar Nabi, Ali Nizami Bey, İbrahim Necmi Dilmen, Tahsin Nahit, Halit Ziya Uşaklıgil, Nurullah Ataç, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Halit Fahri Ozansoy, Hüseyin Cahit Yalçın, Macit Gökberk, Doğan Avcıoğlu gibi devlet adamı, edebiyatçı, gazeteci, şair ve yazarlar burada yaşamışlar ve Adalar’ı konu alan şiirler, konuları Adalar’da geçen hikâye ve romanlar yazmışlardır. Adalar birçok bestekâra ilham kaynağı olmuştur. Bunların başında Şükrü Tuna, Teoman Alpay, Osman Nihat, Mustafa Nafiz Irmak, Tamburi Mustafa Çavuş, Necmi Rıza Ahıskan, Yasarı Asım Arsoy, Kadri Şençalar, Münir Nurettin Selçuk gelmektedir. Adalar aynı zamanda batı müziğinde eserler vermiş birçok

“Adalar, Türk edebiyatında, Türk musikisinde, sosyal yaşamında büyük önem ve değer taşımaktadır. Mehmed Celal, Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı), Yahya Kemal Beyatlı, Halit Fahri, Sait Faik Abasıyanık, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Rasim, Reşat Nuri Güntekin, Celal Sahir, Tevfik Fikret, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fazıl Ahmet Aykaç, Yaşar Nabi, Ali Nizami Bey, İbrahim Necmi Dilmen, Tahsin Nahit, Halit Ziya Uşaklıgil, Nurullah Ataç, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Halit Fahri Ozansoy, Hüseyin Cahit Yalçın, Macit Gökberk, Doğan Avcıoğlu gibi devlet adamı, edebiyatçı, gazeteci, şair ve yazarlar burada yaşamışlar ve Adalar’ı konu alan şiirler, konuları Adalar’da geçen hikâye ve romanlar yazmışlardır. Adalar birçok bestekâra ilham kaynağı olmuştur. Bunların başında Şükrü Tuna, Teoman Alpay, Osman Nihat, Mustafa Nafiz Irmak, Tamburi Mustafa Çavuş, Necmi Rıza Ahıskan, Yasarı Asım Arsoy, Kadri Şençalar, Münir Nurettin Selçuk gelmektedir. Adalar aynı zamanda batı müziğinde eserler vermiş birçok kompozitöre de esin kaynağı olmuştur. Dikran Çuhacıyan Efendi’nin Proti Polka (Kınalıada Polkası), Constantin Sarafopulo’un Büyükada için bestelediği Büyükada anısı isimli eseri, Prof. Edgar Manas’ın Prens Adaları adlı piyano süiti buna örnektir. Müzisyen Horutyan Sironyon, caz kralı olarak bilinen Gregor, Türkiye’nin ilk dans profesörü Ardaş Panoysan da batı müziği alanında eserler yaratırken Adalar’ı ön plana almışlardır. Ayrıca Rus devrim liderlerinden Troçki dört yıl Büyükada’da sürgün hayatı yaşamıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s