99 At Çiplere Rağmen Nasıl Kayboldu?

16 Nisan 2021 tarihinde saat 17.55’te İBB’nin attığı tweet “İBB’nin Adalar’daki faytonların kaldırılmasıyla devraldığı 1177 attan 50 tanesi MHP’li Dörtyol Belediyesi’ne verilmişti. Belediye, İBB’nin “atlar nerede?” sorusuna yanıt veremeyince atların kaybolduğu ortaya çıktı. İBB suç duyurusunda bulundu.” şeklindeydi. Sonrasında konu gündemde önemli bir yer tuttu. Adaların Atları Platformu konuyla ilgili durumun İBB’nin bir kaç cümle ile anlattığı şekilde olmadığını, İBB’nin “Verdik ve kayboldu, suç duyusunda bulunduk.” diyerek bu işten sıyrılamayacağını, bu konuda İBB’nin de sorumluluğu olduğunu ve yapılan çok sayıda yanlışı kanıtlarıyla gösteren bir basın açıklaması yaptı.

Adaların Atları Platformu’nun yaptığı basın açıklamasının ardından konuya daha dikkatle eğilen haberler yazıldı. Sözcü Gazetesi bir kaç saat arayla iki haber yayımladı. Can Tapar’ın kaleme aldığı haberin (17.04.2021 Saat 18.05) giriş kısmı durumu gayet net bir şekilde anlatıyor.  Özellikle  “çiplere rağmen” ve “raporlanması şartıyla hibe edilen” sözcükleri bizim itirazlarımızın sebebini  adeta özetliyor:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalar’da son verilen fayton uygulamasının ardından atları MHP’li Hatay’ın Dörtyol ilçe belediyesi de olmak üzere çeşitli kurumlara sahiplendirmişti. 100 at Dörtyol Belediyesi’ne 13 Ağustos 2020 ve 18 Ağustos 2020 tarihinde hibe edildi. İBB’nin kaybolmasınlar diye üzerlerine çip taktığı atlardan biri taşınma esnasında telef oldu, kalan 99’u da çiplere rağmen kayboldu. Yılda iki kez sağlık kontrollerinin yapılması ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne raporlanması şartıyla hibe edilen atların durumu Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne bildirilmeyince İBB harekete geçti. 50’si Belediye Başkanı Fadıl Keskin ve 50’sinin de belediye şirket çalışanı U.A.’ya imzaların ardından sahiplendirilen ancak nerede olduğu bilinmeyen atların akıbeti merak konusu oldu.”

Haberin devamında şöyle deniliyor: “İddiaların gündeme gelmesinin ardından Dörtyol Belediyesi’nden yetkililer atların ‘Kaçtığını’ iddia etti. Dörtyol Belediyesi’nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, ‘Kaçtığı’ iddialarına ilişkin ‘Aklımızla dalga geçmeyin’ değerlendirmesini yaptı.

“Sosyal medya üzerinden konuya ilişkin açıklama yapan Güzelmansur şu ifadeleri kullandı;’İBB’nin Hatay, Dörtyol Belediyesi’ne gönderdiği 50 ata ne oldu? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Adalar’daki 50 atı bakımlarının yapılması karşılığında Dörtyol Belediyesi’ne hibe verdi. İlçe tarım atları teyit etti, kulak küpeleri takıldı! Atları tekrar görmeye giden ilçe tarım yetkililerine Dörtyol Belediyesi atların kaçtığını söyledi. Kimse 50 atın kaçtığını iddia ederek aklımızla dalga geçmesin. Kaybolan kaybedenin yanına kalıyor diye düşünmesin. Gerek rezerv, gerek insan, gerekse atlarımız olsun. Tüm kayıplarımızın takipçisiyiz”

Dörtyol Belediyesi’ne 50 değil 100 at gönderildiği, bahsi geçen kayıp at sayısının biri öldüğü için 99 at olduğu basın açıklamamızdan sonra basında yer aldı. Can Tapar’ın haberinden yaklaşık 1 saat sonra aynı gazeteden Özlem Güvenli’de “Adalar’dan Hatay’a gönderilen 99 at kayboldu, tartışma çıktı” başlığıyla bir haber yazdı:

“13 Ağustos 2020 ve 18 Ağustos 2020 tarihinde hibe edildi. İBB’nin kaybolmasınlar diye üzerlerine çip taktığı atlardan biri taşınma esnasında telef oldu, kalan 99’u da çiplere rağmen kayboldu. 50’si Belediye Başkanı Fadıl Keskin ve 50’sinin de belediye şirket çalışanı U.A.’ya imzaların ardından sahiplendirilen, birinin ölümüyle geriye kalan 99 atın durumu soruşturuluyor.”

Haberde Adaların Atları Platformu’nun basın açıklamasından da alıntılara yer verildi:

“Adalar’ın Atları Platformu, İBB’nin Dörtyol’a gönderdiği 50 değil 100 atın kayıp olduğunu savunarak ‘İBB tarafından 17 ile gönderilen 860 at nerede‘ diye sordu. Platform tarafından yapılan açıklamada, ‘Dörtyol’a gönderilen 100 attan 10’unun, gönderildikten sonraki ilk günlerde öldüğünü biliyoruz. Bu ölümler hastalıktan değil, yalnızca stresten oldu. Alıştığı yerden ayrılmanın ve atlara hiç uygun olmayan şekilde TIR’la taşınmanın sonucu budur. İBB’yi atları ‘sahiplendirme’ adı altında bu şekilde dağıtmanın sakıncaları konusunda uyarmıştık’ denildi. Açıklamada Kastamonu Daday Belediyesi ‘ne 109, Ardahan Hanak Belediyesi ‘ne 140, Aydın İncirliova Belediyesi’ne 100 at olmak üzere İBB’nin Türkiye’nin 17 iline 860 at gönderdiği belirtilerek ‘İBB’den 860 atın hepsini yerinde denetlemesini istiyoruz. Atların çip numaraları bellidir ve Türkiye’nin bütün illerinde bütün atların 31 Aralık 2020 itibarıyla ilçe tarım müdürlüklerine kaydedilmiş olması zorunludur. Bu atları kaydetmeyen, başkalarına devreden bütün belediyeler ve diğer alıcılar hakkında yasal işlem yapılması gerekir. Daha önemlisi, sağ kalan atların bulunması ve güvenli bir şekilde Adalar ilçesine geri getirilmesi gerekir’ talebinde bulunuldu.”

Haberin son kısmı ise hayli ilginçti: “İBB İlçe Belediyeler Koordinatörü Tonguç Çoban, konuyla ilgili Sözcü Gazetesi’ne yaptığı açıklamada ‘Meclisin oy birliğiyle sahiplendirilen atlar, protokol ve tutanakla alan kurumlara verildi. Artık sorumluluk teslim edilen belediyede ve ilgili ilçe tarım müdürlüğünde. Sahiplenilen atlara iyi bakılacağına dair taahhütname de imzaladılar. Dolayısıyla buna uymak da onların yükümlüğü. Tabii aradan uzun süre geçti; şimdi böyle bir haber bizi de şaşırttı. Dörtyol Belediyesi’nin kendi içindeki bir konu anladığımız kadarıyla. Atların akıbetini biz de merak ediyoruz; kamuoyuna bir açıklama yapmaları iyi olur’ dedi.”

Haberden Tonguç Çoban’ın, İBB olarak suç duyurusunda bulunmadıklarını çünkü artık atların sorumluluğunun İBB’de olmadığını söylemiş olduğunu da öğreniyoruz. Oysa tweet öyle demiyordu. “ İBB suç duyurusunda bulundu” diyordu.

18.04.2021 tarihinde akşam saatlerinde İBB kendi resmi web sayfasından, kaybolan atlar konusunda bir açıklama yaptı: 

Hatay, Dörtyol Belediyesi 12 Ağustos 2020 tarihli yazısı ile 150 at sahiplenmek istediğini belirtmiştir. İBB’den at sahiplenme yöndeki taleplerin yüksek olması nedeniyle Hatay Dörtyol Belediyesi ile aynı ay içerisinde yapılan protokol çerçevesinde 100 atın nakli sağlanmıştır.

Sevkleri gerçekleştirilmeden önce 100 atın Tarım ve Orman Bakanlığı taşra teşkilatı tarafından sağlık taramaları yapılmış ve mikroçipleme işlemi gerçekleştirilmiş ve düzenlenen Veteriner Sağlık Raporu ile 100 at Dörtyol belediyesi tarafından belirlenen işletmeye gönderilmiştir.

Sevkiyat 50’şerli gruplar halinde iki seferde tamamlanmıştır. Bir sevkiyatta taşınır işlem fişini Dörtyol Belediye Başkanı Fadıl Keskin, diğer sevkiyatta ise Dörtyol Belediyesi Memuru Ferhat Erkin imzalayarak sevki yapılan hayvanları teslim almışlardır. Bu noktadan sonra 100 atın mülkiyeti ve sorumluluğu Dörtyol Belediyesine geçmiştir; atların çoğalması, eksilmesi ya da el değiştirmesi yönündeki iş ve işlemler ilgili belediyesi ile yörede görev yapan Tarım ve Orman Bakanlığının ilçe teşkilatı arasında yürütülecek işlemlerdir.”

Bu açıklamadan anladığımız “Atlar bizden çıktıktan sonra sorumluluk bizde değil” diyen bir İBB var karşımızda. Peki taahhüt imzalatan bir kurum neden böyle bir evrak hazırlatır? Hesap sorabilmek için değil mi? Taahhüt hazırlanması bile buradaki sorumluluğu baştan kabul ettiklerini göstermektedir. Takip edilmeyen, uyulup uyulmadığına bakılmayan bir taahhüt ne işe yarar? Sadece kağıt üstünde kalır. Sadece göstermelik, kağıt üstünde kalacak bir taahhüt mü hazırladı İBB?

Hibe ettim denilirse, verilir verilecek olan ve orada sorumluluk da, mülkiyet de, söz söyleme hakkı da, verilenle ilişki de ortadan kalkar. Ama “Ben şu koşullar altında hibe ediyorum.” dediğinde durum değişir. Ortada koşullar vardır ve birinin o koşulların yerine getirilip getirilmediğini takip etmesi gerekir. Hele ki burada söz konusu olan canlılardır. İBB koşulları koyan kurum olarak elbette süreçten birinci derecede sorumludur. Koşulları koyan takip etmez mi? Koşulları koyan İBB değil mi? Sorumluluk başka bir kuruma devredilyse bile o kurumun işi doğru yapıp yapmadığını takip etmek zorunda değil midir?

Güzelmansur olayın takipçisi olduklarını söyledi. Takipçi olmak elbette çok önemli ve çok güzel. Ancak sorumluluğu adeta bir günah keçisi yaratarak Hatay Dörtyol Belediyesi’ne yüklemek ne kadar doğru? Sonuçta bu olayda ve diğer ölen, kaybolan, kötü şartlarda yaşamak zorunda bırakılan atlar konusunda tek bir suçlu yok. İBB atların sahiplendirilmesi konusunda bir takım şartlar koyan, bu şartların yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmekle, getirilmiyorsa müdahale etmekle sorumlu olan merci değil mi? Zaten Güzelmansur’un konuşmasından da bunu anlıyoruz. “İBB atları verdik, sorumluluğumuz bitti.” diyor ama aslında durumun gayet farkında. Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne raporlama yapılmayınca olaya müdahil olması, “Atlar nerede” diye tweet atıp sorması sorumluluğunun farkında olduğunu göstermiyor mu? Acaba sıkıştırıldığı, kendisine sorular sorulduğu, yaptıkları ve yapmadıkları deşifre olduğu için mi kendisi hariç başka kurumları suçlayarak temize çıkmaya çalışıyor?

Atların gönderildiği, götürüldüğü yerde tarım müdürlüğünde kaybolmasınlar diye çip kaydı yapılmasını sağlasaydınız atların kimde olduğu bilinecekti. Bunu yaptınız mı? Daha işin başında takip bırakıldıysa o kadar şart neden koyuldu? Süreci takip edilemez noktaya kim getirdi? Çipleri okunarak araçlara bindirilen atların indikleri yer, gittikleri yer bilgisini alıp çip kaydı üzerinden durumu kontrol ettiniz mi? Başlattığınız takip sisteminin kesintiye uğradığını hiç mi farketmediniz?

İlçe belediyelerine çip kaydı özellikle yapılmadı.Atların gönderildiği yerleri sayı ve tarihleriyle beraber sürekli açıkladık. Atların gönderildiği yerleri İBB neden açıklamıyor acaba? Şu an gönderilen atların kaçı hayatta, kaçı kayıp?

İBB olarak atların iyiliğini, yaşam haklarını, yaşam şartlarını düşünerek mi dağıtım yaptınız, yoksa başınızdan atmak için mi? Cevap birincisi ise o zaman neden merak edip “Atlar ne durumda?” diye sormadınız?

Atları gönderdiğiniz belediyelerin atlarla bir ilgisi alakası, atlarla ilgili bir projesi var mıydı? At bakmayı biliyorlar mıydı? Neye istinaden verdiniz?

At verdiğiniz belediyeler hangisi? Açıklamayı düşünüyor musunuz?

Atları denetleme yükümlülüğü bizce sizde. Siz de bunu biliyorsunuz. Altı ayda bir denetleme yükümlülüğünüz varken denetim sonuçlarını neden açıklamıyorsunuz? Denetim yapmadığınızdan mı? Denetlemenin sonunda ortaya çıkan tablo pek de açıklanacak gibi değil de, bu sebepten mi?

İBB At “Sahiplendirme” Komisyonu Başkanı Orhan Demir açıkça “Atlara sonuna kadar bakacak değiliz” demişti. “Atları kurtardık” diyen İBB  “İyi yerlere gönderdik.” diye reklam çekti. Atlar kayboldu. Çoğundan haber yok. Bu mu iyi yer?

“Atlar yeni yuvalarında mutlu” dediniz. Siz mutluluktan bunu mu anlıyorsunuz? Şeffaf belediyecilik diye bir şey varsa, İBB hayvan haklarına saygılıysa bu atları gönderdiği yerleri açıklamak zorunda değil midir? 860 at nerede?

Atların kasıtlı olarak kaybedildiğini düşünüyoruz. Bunu da raporumuz da yazdık.  https://adalarinatlari.org/kayip-atlar-raporu/…  Her şey yolunda olsaydı endişelerimizi yok edecek açıklamalar ve kanıtlar sunardınız. Yapmamanız neyin göstergesidir?

İBB İspark Ahırları’nda tuttuğunuz atların sayısını da söylemiyorsunuz. Neden? Baştan beri süreci takip eden Adaların Atları çok basit bir hesaplamayla kaç atın öldüğünü hesaplar diye mi? İspark Ahırları’na neden girilemiyor? Orda ne oluyor, ne saklanıyor?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s