Derya Tolgay’ın Yeşil Gazete’de yayınlanan yazısını burada kısaca paylaşıyoruz. Yazının tamamını https://yesilgazete.org/doganin-sifacilari-atlar/ adresinden okuyabilirsiniz.
Adalar ekosisteminin ve kültürel mirasının bir parçası olan atlarımızı geri istiyor, İBB’ye verdiği ahır sözünü hatırlatıyoruz.

Atlar: Görkemli, güçlü, güzel varlıklar… Yüzyıllar boyunca çiftçilere, inşaatçılara, tarıma, ulaşıma yardım ettiler, bizimle birlikte çalıştılar. Ancak teknolojinin gelişmesi ve gündelik yaşamın değişmesiyle yaşam alanlarımızdan yok oldular. Vahşi kapitalizmin insan odaklı yaklaşımı sayesinde atlarla ve diğer canlılarla nasıl birlikte yaşayacağımızı bile tartışamaz hale geldik; tüm kadim bilgileri, doğa tarihini bir kenara bırakarak, yüzlerce hayvanın ölmesine neden olduk.
Toprağın ekosistem içindeki önemini tamamen göz ardı eden bugünün ticari ve politik sistemi , küreselleşmiş ve sanayileşmiş kimyasal maddelerin kullanımı ile topraklarımızın zenginliğini yok ederek çoraklaştırdı.
Oysa şimdilerde yaygın olarak eğlence, altılı ganyan, yarışlar, bahisler ve zevk için kullanılan bu güzelim hayvanlar, halen ekosisteme yaptıkları katkı ile hem insana hem de doğaya destek oluyor. Bu nedenle de halen bir çok ülkede bitki örtüsünün korunması için hayvanların da yaşama dahil olduğu bir yaşama geri dönülmeye çalışılıyor.
İnsanların yaklaşık 6 bin yıl önce evcilleştirdiği ve yiyecek/ulaşım vs. için kullanmaya başladığı atlar, aynı zamanda yenilenebilir enerji ve kaynaklarına da en büyük katkıyı sağlayan canlılar arasında. Örneğin Avrupa ülkelerinde her yıl 9,1 tona kadar üretilen at gübresi çiftlikler veya bu çiftliklerin çevresindeki enerji şirketleri için yeşil enerjiye dönüştürülüyor.

Bütünsel Yönetim kuramcısı ve uygulamacısı biyolog, ekosistem uzman Allan Savory “Güneş ışığı çimenlere dönüşür, gübre doğurganlığa dönüşür, yağmur akiferleri besler ve hayat daha fazla hayat doğurur. Bütünsel Yönetimde öğretildiği gibi bu yaşam döngüleri ekosistem işlevi için kritik öneme sahiptir” diyor.
(…)
Adaların atları için ‘kolektif ahır’lar
Bizim ülkemizde ise tam tersi bir uygulamaya karşı yıllardır mücadele veriyoruz. “Akıllı insan öğrenen, geçmişinden ders alan insandır” deriz, ama bunu mega şehir İstanbul’un hemen yanı başında, şehirden bambaşka bir ekosistemi, yaşam alanı olan Prens Adaları’nda korumuyor, yok ediyoruz.
Heybeliada’da faytonların kaldırılması sırasında İBB’ye satılmayan atlar arasında bulunan Polat’ın geçen hafta üzücü ölümüne şahit olduktan sonra bir kez daha kalan çok az sayıda hayvanın daha iyi şartlarda yaşayabilmesi için insanlara ihtiyacı olduğunu gördük.

Fotoğraf: Ebru Yazıcıoğlu Çika.
Polat ata Heybeli’deki ahırları yıkıldıktan sonra Adalılar ve sahibi bakmış ama bir süre sonra bakılacak alan bulunamayınca etrafta gezmeye ve insanlar tarafından kapatılmayan çöp kutularından ve etrafa atılan naylon poşetleri yediğinden dolayı bağırsaklarında oluşan sorun nedeniyle ölmüştü.
Bu nedenle geriye kalan çok az sayıda hayvanın iyi bakılması, beslenmesi, düzenli sağlık kontrollerinin yapılması; en önemlisi de grup hiyerarşisine sahip oldukları ve diğer canlılarla sosyal bağlar kurdukları için diğer atlarla ve insanlarla sosyal temasının sağlanması, izole edilmemeleri gerekiyor.
Prens Adaları, İstanbul’a hem yakın hem uzak bir konumda nispeten doğal kalabilmiş ormanları, bitki örtüsü, denizaltı ve üstü canlıları, göçmen kuşlarıyla nadir bir ekolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Bizler Adalar toprağının, ekosistem içindeki önemini bu harika canlılara borçluyuz.
Adaların biyoçeşitliğilini sürdürebilmek için yeniden atlara, koyunlara, ineklere, tavuklara, kazlara ve eşeklere ev sahipliği yapmalı, hayvanlarla insanların birlikte yaşamasının yeniden yollarını bulmalıyız.



İşte tam da bu nedenle Adalar’ın ekosisteminin ve kültürel mirasının bir parçası olan atlarımızı geri istiyoruz. En az bizler kadar onların da adaları Prens Adaları. Bu yüzden de atlarımız için İBB tarafından verilen ahır yapma sözünü de hatırlatarak. Adalar’ın 150 yıllık sakini atlara bir vefa borcu olarak, Heybeliada ve Burgazada’da gönüllü olarak bu hayvanlar için yaptığımız “Kolektif Ahır” modelini (*) bir kez daha, ısrarla talep ediyoruz.
(*) Atların sağlıklı koşullarda barınabileceği, sürdürülebilir “Kolektif Ahır”modeli Mimar Sera Tolgay Marshall ve Daniel Marshall tarafından gönüllü olarak hazırlanmıştır.
Yazının tamamı: https://yesilgazete.org/doganin-sifacilari-atlar/ , 11 Kasım 2023