Uyarı: can yakıcı içerik
Büyükada’daki atların sevk edildiğine dair duyumlar üzerine 6 Eylül Pazartesi günü ahırlara giderek ve yetkililerle görüşerek, ahırların boşaltılacağını ve atların Daday Belediyesi’ne hibe edileceğini öğrendik. Bir grup at pazartesi sabahı tıra yüklenerek gönderilmişti, kalan 26 at da gönderilecekti.
Oysa, 2026 yılı başında Adalar’da 89 at vardı. 20 kadar zabıta atının Tuzla’ya gönderilmesiyle, yaz başında İBB’den edindiğimiz resmi bilgiye göre 67 at vardı ve atların sevkinin söz konusu olup olmadığına dair sorularımıza, yazılı olarak gelen cevapta şöyle deniyordu:
“Belediyemiz uhdesinde yer alan atların bakım, besleme ve diğer ihtiyaçları Büyükada/Adalar adresinde yer alan İBB Büyükada At Ahırları Biriminde gerçekleştirilmektedir. Şube Müdürlüğümüz bünyesindeki atlar için yeterli barınma alanı sağlanmakla birlikte, atların rehabilitasyon ve bakım işlemleri tarafımızca yürütülmektedir.
Bununla birlikte; bahse konu İBB Büyükada At Ahırları birimimiz hafta içi her gün 11:00 – 15:00 saatleri arasında ziyaret edilebilmekte olup, başvurunuzda belirtilen hususlara ilişkin Şube Müdürlüğümüze ulaşan herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.”
Atları sevk edeceğini halktan, hatta birçok yetkiliden gizli tutan, soruları cevapsız bırakan, hatta yalan cevap veren İBB makamları, ahır arazisinin geri verilmesi ve atların adadan çıkarılması konusunda İstanbul Valiliği’nden, Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü’nden baskı gördüklerini iddia ediyor, ancak bunu kamuoyuna açıklamıyor, atların Adalar’da kalması, sağ kalması için gereken çabayı Adalar halkı, Adalar Belediyesi ve yerel gruplarla birlikte göstermeye yanaşmıyor.

Bugün sabah saatlerinden itibaren görüştüğümüz İBB Adalar Koordinatörlüğü, İBB Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne dayanarak “bugün sevkiyat olmayacak” derken, Büyükada ahırına sevkiyat tırları girdi. İBB Veteriner Hizmetleri Şube Müdürü Fevzi Karaağaç bize toplam 19 atın Adalar’da kalacağını söylerken, ahırdaki atların 17’si tırlara yüklendi. Atlar zorla sokuldukları tırlara girmemek için direnirken ahır bölgesinde toplanan Adalılar da böyle apar topar, gizlice, düşünüp konuşmadan atların gönderilmemesi için, atları Ada’da yaşatacak bir çözüm yolu bulunması için ellerinden geleni yaparak sevki durdurmaya çalıştı.

Atların en azından hayvan refahına ve ilgili yasalara uygun şekilde sevk edilmesi için belge soran Adalılar, “yapılan işleme engel olma” iddiasıyla polis tarafından uzaklaştırıldı. Adaların Atları Platformu üyeleri, Adalı hukukçu ve avukatların desteğiyle hızla, yasalara aykırı olan sevk işlemine karşı yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtı.


Buna rağmen atlar, yukarıda videoda da göreceğiniz şekilde zorla tıra bindirildiler, tır gemiye binerek adadan ayrıldı.
Ancak atların kimliğine ait belgeler Adalar Belediyesi Zabıtası’na ibraz edilmemişti. Adalar Belediyesi Başkan Vekili Medine Pamuk bu nedenle geminin durdurulması için talimat verdi, ancak İBB’ye ait geminin kaptanı bir süre açıkta bekledikten sonra atları alıp gitti.
Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü (Müdür Feramis Çiftçi) ve İBB yetkilileri, 2020 yılında İBB tarafından Adalar’dan ücretsiz olarak gönderilen atların takibini yapmamış, çip numaralarını defalarca sormamıza rağmen açıklamamış, böylece bu atlar “kaybedilmişti.” Bizler atlara mal veya maliyet olarak bakmıyoruz ancak her biri o zamanın 4000 TL’sına satın alınan atlardan 860’nın bedavaya verilmesinde, hayvan haklarına aykırılığın yanında kamu zararı da vardır. 2020’de sürgün edilen atların 102’si Daday Belediyesi’ne verilmişti. Bazılarının öldüğünden haberimiz oldu. Bugün o atların kaçı, hangi koşullarda yaşıyor? Bu soruyu İBB cevaplayabiliyor mu ki ömrü Ada’da geçmiş atları Daday’a gönderiyor?
Adaların atları 19 Aralık 2019’da ruam iddiasıyla karantinaya alınmış, ruam olduğu gerekçesiyle öldürülen 105 atın ruam test sonuçları taleplere rağmen hiçbir zaman açıklanmamış, yasaya aykırı olarak 6 ay uygulanan karantinada 700’den fazla at hareketsiz bırakıldığı için can vermişti. Bu tarihten sonra yapılan testlerde Adalar’da ruama rastlanmadı. Zaten ruam olsa, ruamlı atlar başka illere sevk de edilemezdi. Ancak İlçe Tarım Müdürlüğü, “ruamın toprakta kaldığı” gibi temelsiz, bilim dışı bir iddiayı sürdürüyor. Merkezi idare, 2020’de dönemin İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “Adalar’da at kalmayacak” diye dile getirdiği amaca ulaşmak için, Adalar’da atlara alan açmamaya, atları adadan sürmeye çalışıyor. Bu, hayvanların yaşam hakkının ihlali demek. Atların bu şekilde sürgün edilmesi at pogromudur.
Atları “kurtarma” iddiasıyla satın alan, ayrıca her fırsatta halkın katılımından söz eden İBB yönetiminden beklentimiz atlarla ilgili adımlarda şeffaf davranması, Adalar’da atların korunması için yerel belediye ve yerel halkla işbirliğine gitmesi, gereken kurumlardan atlar için yer taleplerinde ısrar etmesidir. Heybeliada ve Burgazada’da ahır olarak kullanılmak üzere İBB’ye tahsisli bulunan arazilerdeki ahırları 2021’de yıkan, yeni ahır yapacağı sözünü veren İBB, atlar için şimdiye kadar atmadığı adımların hesabını vermeli. İBB yetkilileri eğer isterse atları Adalar’da koruyacak yeri, çözümü bulabilir ve halktan da destek alacaktır.
Atların “sahibi” olan İBB’nin, durumlarını denetlemek ve onlara uygun yaşam koşullarını sağlamaktan sorumlu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın atlara yaptığı acımasız muameleyi affetmiyoruz. Adaları atsız bırakma, hayvanların insanlardan uzaklaştırıp yok etme politikasını reddediyoruz. Gönderilen atların gittikleri yerde kaydedilmesi ve yaşatılması, kalan küçücük at topluluğunun Ada’da atça yaşaması için elimizden geleni yapacağız.