İklim Adaleti Gününde “Marmara Yaşasın”: Ergene başta olmak üzere deşarjı durdurun, Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı çare değil el koymaktır

İklim adaleti için eylem gününde COP26 Türkiye koalisyonunun çağrısıyla yapılan eylemlerde, bugün İstanbul Kadıköy’de Marmara Yaşasın Girişimi adına yapılan basın açıklamasında, “İktidar bir taraftan Paris iklim değişimi anlaşmasını  imzalarken, diğer taraftan Marmara Denizi ve adaların Özel Koruma Bölgesi ilan ederek, Marmara Denizine el koyuyor, karbon piyasaları için ticari mal hazırlığı yapıyor” dendi. Grup adına açıklama yapan Üzeyir Uludağ şöyle konuştu:

                                                                                                                                         

Atmosferin en üst katmanlarında değişikliklerden, denizlerin en derin katmanlarına kadar büyük bir hızla yayılan kirlenme olgusu, sorunun başlıca yaratıcısı olan insanlığın yaşamını etkilenmeye başlaması sonucu, yavaş da olsa, sonunda gündeme gelmeye başlamıştır.

Kendisini dünyanın ve evrenin hâkimi, doğaüstü güce sahip sayan insanlığın, içerisinde yaşadığı, ekosistem olarak nitelenen çevrede, bu sistemi paylaşan diğer canlılara ve ortam şartlarına sıkı sıkıya bağlı bir konumda olduğunu kavramaya, ancak bunu gerçekleştirmekte epeyce geç de kaldığını da anlamaya başlamıştır. Günümüzde kirlenmenin en önemli bölümünü oluşturan çevre sorunları, bilimsel ve teknik yönlerinin yanı sıra, sosyal bir çerçeve de kazanmaya başlamıştır.

Ortama bırakılan ve doğal dengeyi etkileyen kirleticiler, ortamın bozulmasına, canlı çeşitliliğinde gerilemeye ve bunun sonucunda da ortamda bulunan türlerin azalmasına yol açmaktadır.

Türlerin bu şekilde azalması, ortamda türler arası mücadeleyi ortadan kaldırır ve rekabet şartlarını değiştirir. Kirlenmenin bu dönemi “birinci safha kirlenme” olarak nitelendirilmektedir.

İkinci safha kirlenmede ise,  kirlenmeye dayanıklı türlerin anormal çoğalmaları ve biyolojik faaliyet artışı sonucunda, ortamda anormal organik madde yığışımı oluşur. Bu organik maddenin ayrışması suda çözünmüş oksijenin hızla yitirilmesine ve biyolojik ortamın tahribatına neden olur. 

Marmara Denizi yıllardan beri birinci safha kirlenme sürecinin stresi altında bulunmaktadır. Marmara’da limite gelmiş bu durum,  belirli çevresel faktörler ile donatılmış bir ortamda yaşayan canlı toplulukları bakımından şartların ikinci safha kirlenmeye dönüştüğü bu dönemde, kirlenme yükünde oluşacak önemsenmeyen artışların dahi tamamen cansız bir ortam yaratması işten bile değildir. 

Marmara Denizi geçmişteki yanlış değerlendirmeler sonucu, kentlerin ve endüstrinin çöplüğü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu kaynaklardan oluşan kirlenme, bu denizin çevresinde yaşayan toplumların bir araya gelmesini ve kirlenmeyi durdurma yönünde önlemler aramaya zorlamaktadır.

Marmara Denizi’nde kütlesel müsilaj olgusu başta olmak üzere yaşanan kirlenme temelli etkiler, balık istihsaline olumsuz yansımaları ve insan sağlığı bakımından oluşan riskler, konunun acil olarak ele alınması gereğini yüzümüze vurmaktadır.

Bu çerçeveden hareketle;

Kanun ve yönetmeliklerde belirtildiğinin tersine, DENİZ ORTAMI, ALICI ORTAM OLARAK ALGILANAMAZ!

Gerçekte MARMARA DENİZİ ALT AKINTISINI ARITILMAMIŞ ATIKLARI KARADENİZ’E TAŞIMAK İÇİN KONVEYÖR OLARAK KULLANILMASI eylemi olan ve durumu gizlemek için Derin Deniz Deşarjı adı verilen yalandan acilen vazgeçilmesi gereklidir!

Tüm yaşananlara rağmen, inatla, DÜNYANIN EN KİRLİ AKARSUYU SAYILAN ERGENE NEHRİ’NİN ATIKLARININ MARMARA DENİZİ’NE BASILMASINDAN acilen vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu işlem bir sene önce başlamış ve ERGENE TEMİZLENMEDİĞİ GİBİ, MARMARA BERBAT OLMUŞTUR!

ERGENE NEHRİ BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM DENİZ DEŞARJLARI DURDURULMALIDIR!

Marmara Denizi genelinde, büyük çaplı canlı ölümleri, kütlesel müsilaj olgusu gibi son yaşanan olumsuzluklardan sonra 22 maddelik bir Marmara Denizi eylem planı hazırlandığı bildirilmiş, ancak bu güne kadar kâğıt üstünde kalan bu maddelerin hiçbirinin altı doldurulmamış, herhangi bir düzenleme hayata geçirilmemiş, hukuki altyapısı konusunda hiçbir adım atılmamıştır! MARMARA DENİZİ GENELİNDE SOMUT OLARAK NE YAPILACAKSA BİR AN ÖNCE EYLEME DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKMEKTEDİR.

Marmara Denizi özeldir, tekdir ve tümü ile bize ait bir denizdir. Geç kalınmış önlemlerin, tamamen iş işten geçmeden, acilen hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

İktidar bir taraftan Paris iklim değişimi anlaşmasını  imzalarken, diğer taraftan Marmara Denizi ve adaların özel koruma Bölgesi ilan ederek, Marmara Denizine el koyuyor, karbon piyasaları için ticari mal hazırlığı yapıyor.

İklim Adaleti için, Marmara Denizi için, Denizlerimiz için Doğa için mücadelemizi sürdüreceğiz.

MARMARA YAŞASIN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s