5 yıldır atlar hapis, Adalar atsız: Basın açıklaması

Adalar’da atların öldürüldüğü ve kalanların ahıra hapsedildiği 19 Aralık 2019 gününden 5 yıl sonra Adaların Atları Platformu ve Adalılar olarak İBB Saraçhane Binası önünde bir basın açıklaması yaptık.

Bugün size, 19 Aralık 2019’da Adalar’da 105 at ruam gerekçesiyle öldürülüp bütün atlar ahıra kapatıldığından beri, beş yıldır atların başına neler geldiğini anlatmak, hatırlamak için toplandık. İstanbul’da, 2019’un Aralık ayına kadar 1700’den fazla atın yaşadığı Adalar’da bugün sadece 104 at var. Bu durumun en büyük sorumlusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi olduğu için bugün buradayız.

Adalar’da kalan atların neredeyse hepsinin sahibi olan İBB onları Büyükada’daki İspark Ahırı’nda kapalı tutuyor. Adalar ilçesinde zabıta atları dışındaki atları, ahır bölgesi dışında neredeyse hiç görmüyoruz, yani hayatlarının büyük bölümü hapiste geçiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ayıbı: Atlar 5 yıldır hapis. Fotoğraf: Destan Özgit.

Atlar kurtarılmadı: Hapsedildiler, öldüler

19 Aralık 2019 ve izleyen birkaç gün içinde Büyükada’da 105 at “ruam oldukları” iddiasıyla Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü eliyle öldürüldü. Bu atların gerçekten ruam olup olmadığını gösteren raporları çok sorduk ama bunlar kamuoyuna hiç açıklanmadı. Üstelik, ruam olduğu iddiasıyla öldürülecek olan Nazlı adlı at, cinayetten kaçmış ve sonra sağlıklı olduğu anlaşılmıştı. Belki de o 105 atın içinde birçok sağlıklı at vardı.

Ruam katliamından önce ve ondan hemen sonraki dönemde medyada geniş yer bulan kampanyalar atları yaşatmaya değil, faytonu kaldırmaya odaklandı. Adalar’da faytonu kaldırmak Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 seçim vaatlerinden biriydi. Bunu gerçekleştiren ve atlar ‘kurtulmuş’ gibi yanıltıcı bir şova dönüştüren, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu. Ruam katliamının ardından, hükümetin istediği doğrultuda, kamuoyundaki tartışmanın atların durumu değil faytonun kaldırılması üzerine kurulmasıyla, fayton kaldırıldıktan sonra, atlar adeta görünmez oldu. Faytonun kaldırılması için kampanya yürütenler başta olmak üzere, kamuoyu atların durumunu takip etmek yerine İBB’nin söylediği “atları kurtardık” yalanına inanmayı seçti. Aslında Adalar’da bir “atlardan kurtulma” operasyonu yapıldı.

19 Aralık 2019’da ruam gerekçesiyle atlar karantinaya alınıp faytonlar durdurulmadan önce, atların sağlığı ve esenliği için Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi almakla yükümlü oldukları tedbirleri almadı, yasalarda belirtilen denetimler Adalıların taleplerine rağmen yapılmadı. O zaman olduğu gibi bugün de Adalar’da at sağlığında uzman veterinerler yok, at sağlığı için gereken tetkik imkânlarının çoğu hâlâ mevcut değil.

Heybeliada ve Burgazada’daki hiçbir atta o tarihte ruam görülmediği halde, Adalar’ın tamamında bütün atlar İstanbul Valiliği’nin karantina kararıyla hapsedildi. Oysa, çiftlik hayvanlarının gerek duymadığı günlük harekete, gezinti yapmaya atların ihtiyacı vardır. Hareketsiz kalmak anatomik ve fizyolojik özelliklerinden dolayı atların sindirim ve dolaşım sistemlerini son derece olumsuz etkiler. İşte bu yüzden, Büyükada’da ahıra kapatılan atlardan 700’den fazlası bir yıl içinde, hareketsizliğe bağlı nedenlerle öldüler. Oysa yetkililer bu konuda defalarca uyarılmıştı.

Heybeliada ve Burgazada’daki nispeten az sayıda at, sahipleri tarafından ahır çevresinde dolaştırıldıkları için ilk aylarda sağ kaldılar. Ancak, Şubat ve Mart 2020’de Adalar’da sağ kalan atların neredeyse hepsi, yani 1179 at, İBB tarafından satın alındı ve Büyükada’daki İspark ve Aya Nikola at hapishanelerine götürüldü, Heybeliada ve Burgazada’daki ahırlar yıkıldı. Burgazada’da Nazlı adında, 33 yaşında bir “babaanne” at vardı, 27 yıldır Burgazada’da yaşıyordu, 10 yıldır emekliydi, İBB tarafından Büyükada’ya götürüldüğünün üçüncü gününde İspark Ahırı’nda hayatını kaybetti.

1700 attan geriye kaç at kaldı? Bugün adada sadece 104 at yaşıyor. Fotoğraf: Şule Şenol.

İstanbul Valiliği’nin Adalar’da atları altı ay boyunca ahıra kapatan karantina kararının yanlış olduğu daha sonra mahkeme kararıyla kabul edildi. Buna rağmen, İstanbul İl Tarım Müdürlüğü’nün, Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü’nün, dönemin Adalar Kaymakamı Mustafa Ayhan’ın, dönemin İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir’in dile getirdiğitopraktan ruam bulaşacağı” şeklindeki bilim dışı iddialar bahane edilerek atlar ahırda kapalı tutulmaya devam edildi. Ruamın topraktan bulaşmadığını uzmanlara danışarak o zaman da duyurmuştuk. Beş yıl sonra bugün atlar hâlâ kapalı tutuluyor. Adalar’da atları sadece Büyükada’da, kapalı tutuldukları ahırları ziyaret ederek ve tel örgülerin ardından görebiliyoruz.

Ölen atları geri getiremeyiz, ama atların sahibi İBB, atlara ve Adalılar’a, Adalar’ın doğal-kültürel dokusuna karşı sorumluluğunu yerine getirerek kalan atları her adada uygun şartlarda yaşatabilir. Atlar için hayati önem taşıyan hareketliliği, adada gezebilmelerini, serbest kalacakları daha geniş alanları onlara sağlamak, eskiden olduğu gibi üç adada ahır kurmak, insan canlısı hayvanlar olan atların insanla temasına imkân vermek çok zor değil. 2020’de Adalar’da yüzlerce atı satın alarak bu konuda en önemli sorumluluğu üstlenen ve başlıca yetkili olan İBB’nin bu yönde irade göstermesi yeterli.

Adalar’dan sürgün edilen ve evleri yıkılan atlar

İBB 2020’de Adalar’dan satın aldığı 1167 atın 860’ını bedelsiz olarak “sahiplendirdi.” Adaların Atları Platformu üyelerinin yanı sıra, atları önemseyen ve tanıyan pek çok uzman İBB yönetimine atların kontrolsüz şekilde gönderilmemesi, at bakımının kolay olmadığı, çiftliği olan herkese at verilemeyeceği, bakılmayan atların terk edilip kasapların eline düşeceği konusunda uyarılarda bulundu. Fakat ne yazık ki uyarılara kulak asılmadı. İBB atların çoğunu Türkiye’nin dört bir yanında, “atçılık” alanında herhangi bir faaliyeti olmayan belediyelere 50’şer, 100’er gibi büyük sayılarla, tırlarla sevk etti. Atların gittikleri yerlerde ilgili belediyeler ve diğer alıcılar üstüne, ilçe tarım müdürlüklerine çip numaralarıyla kaydedilmesi gerekirken bu işlem ihmal edildi ya da kasten yapılmadı ve atlar takip edilemez hale getirildi. Hatırlarsınız, Hatay’ın Dörtyol İlçesinde Belediyeye gönderilen 100 atın kaybedildiği, Nisan 2021’de ortaya çıkmıştı. Kayıplar sadece Dörtyol’la sınırlı değildi. Örneğin Aydın İncirliova Belediyesi’ne ücretsiz olarak gönderilen atlar da, Belediye’yle ilişkisi olan bir tüccar tarafından satıldı.Bazı yerlerde iyi niyetli, ama at konusunda bilgisi ve tecrübesi olmayan çiftlik sahiplerinin elinde hayatını kaybeden atlar oldu. Birçok at denetimsiz şartlarda tarımda çalıştırıldı. Faytonla ilgili kampanya yapanların “atlar çalışmasın, özgür olsun” önerisi, Tayyip Erdoğan’ın “atları özgürlüklerine kavuşturma” söylemi, Ekrem İmamoğlu ve İBB’nin “Adalar’daki atlar artık özgür” reklamları atların hiçbiri için gerçekleşmedi.

İBB Heybeliada ve Burgazada’daki atların büyük bölümünü satın alıp ahırları Mart 2020’de yıkmıştı. İBB’ye satılmayan birkaç atın ahırları yıkılmasın diye çok uğraştık. Atları sevenlerin kepçenin önünde durması üzerine İBB yıkımı yapamayınca, kovid nedeniyle sokağa çıkmanın yasak olduğu bir cumartesi sabahı, 3 Nisan 2021’de son ahırlar balyozla yıkıldı. Heybeliada ve Burgazada’da ahırları yıkılırken, İBB adına Tonguç Çoban, yıkılanların yerine modern ahırlar yapacağı sözünü vermişti. Bu söz hâlâ yerine getirilmedi. Sahiplerinin İBB’ye satmaya yanaşmadığı Bal, Polat ve Seheryeli adlı atlar, ahırları yıkılınca dışarıda kalarak kontrolsüz beslendiler ve bu nedenle hayatlarını kaybettiler. Eğer İBB atların evini yıkmamış veya yenisini yapmış olsaydı, Adalıların atlar için gösterdikleri çaba İBB yönetimi ve dönemin Adalar Kaymakamı Mustafa Ayhan tarafından bu kadar karşılıksız bırakılmasaydı, 2023 yılında kaybettiğimiz Heybeliadalı ve Burgazadalı üç at bugün yaşıyor olacaktı.

Adalılar ellerinde pankartlarla İBB binasına yürüyor. Fotoğraf: Destan Özgit.

Atların Adalar’a, Adalar’ın atlara ihtiyacı var

Büyük bölümü ormanlık alan olan Adalar ilçesi, orman yangını bakımından risk altında. Atların eskiden olduğu gibi ada ormanlarında dolaşmasının ve otlamasının, bitki örtüsünün fazla yükselmesini kontrol altında tutmak, böylece orman tabanında başlayacak bir yangının ağaç tepelerine sıçrayıp büyümesini önlemek gibi çok önemli bir işlevi var. Ayrıca, atlar ormanda dolaştığı zaman ekosisteme gübreleme, tohum taşıma gibi katkılarda bulunuyor. Buna ek olarak, orman içinde mangal yakmak gibi tehlikeli faaliyetleri engellemek için atlı zabıtayla denetim etkin bir yöntem. Bu nedenle, tüm adalara yetecek sayıda zabıta atı olması ve her adada ahır yapılması gerekiyor.

Şu anda İBB İspark ahırlarının yedisi atlara ait. Diğer yedi ahır ise İBB tarafından otobüs ve azmanbüs garajı olarak kullanılıyor. Ahır olarak yapılan binalara otobüs doldurmak yerine burada atlı etkinlikler yapılabilir. Adalar yaşlanan, sakatlanan, istenmeyen atların hiç değilse bir kısmının sığınacağı ve huzurla bakılacağı bir yer olabilir.

Adalar’daki atlarla ilgili beş yıl boyunca yapılanlar, atların iyiliğine olacak adımların atılmamasının İBB’nin imkânsızlıklarından, irade dışı eksikliklerden kaynaklanmadığını gösteriyor. İBB yönetimi bütün uyarılara rağmen, kamuoyuna “atları kurtardık” hikâyesi anlatmayı ve atları ölüme terk etmeyi seçti, atları gözden çıkardı. Atlar için hiçbir şey güzel olmadı. Adalar’da 1700 civarı at yaşarken ve herkes onlarla temas edebilirken, bugün sadece 100 civarında at kalmasını, onları da hayatın içinde görmenin mümkün olmamasını ilgililer acaba nasıl açıklar?

İnsanlar tanıdıkları canlıları sevip koruyabiliyor. Atların hayatımızdan eksilmesi bizim için kayıp, onlar içinse korunmama tehlikesi demek. Bu yüzden atlar hayatın içinde, hem doğayla hem insanlarla temas halinde olmalı.

Beş yıl sonra Adaların Atları için ne istiyoruz?

  • İBB İspark Ahırı’ndaki atların sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için tamamı, düzenli olarak ahır dışına çıkarılmalı, ada sokaklarında ve ormanlarında seyis kontrolünde serbestçe dolaşmalı, otlamalı.
  • Büyükada İBB İspark Ahırı’na bitişik padok (havalandırma) alanı genişletilmeli, iyileştirilmeli.
  • Adalar’da, at konusunda uzmanlığı ve tecrübesi olan veteriner hekimler ve teknik personel istihdam edilmeli, İ.Ü. Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’nin, İ.Ü. Atçılık ve At Antrenörlüğü Bölümü’nün Adalar’da uygulama yapması desteklenmeli, atların sağlık ihtiyaçlarının yerinde karşılanması için gereken imkânlar sağlanmalı.
  • Heybeliada ve Burgazada’da eski ahır bölgelerinde yeniden, atlara lâyık ahır yapılmalı.
  • Atlı zabıta denetimi tüm adalarda düzenli olarak yapılmalı, insanların orman içinde, yürüyüş yolundan uzakta ateş yaktığı yaz dönemlerinde orman yangını riskine karşı atlı zabıta denetimleri sık ve etkin şekilde uygulanmalı.
  • Atla terapi gibi, atla yan yana yürümek veya sadece atları yakından görmek gibi, insanla atın bir arada bulunabileceği atlı faaliyetler yapılmalı, bu faaliyetler için her adada alan oluşturulmalı. Ahırlar yeniden kurulurken buna göre planlama yapılmalı, Büyükada’da İBB İspark Ahırı’nın yarısını işgal eden azmanbüsler Adalar’dan çekilmeli, atların yeri atlara geri verilmeli.
  • Sit alanı ve yaya bölgesi olan Adalar ilçesi genelinde hem atlar ve diğer hayvanlar hem de yayalar için tehlike oluşturan motorlu taşıtlar orman içindeki yollara kesinlikle girmemeli. Otobüs güzergâhı yerleşim yerleri içinde ulaşımla sınırlı olmalı, plajlara müşteri taşımak veya adada tur atmak için orman içindeki yollarda otobüs hattı olmamalı.
  • Ruam testlerinde, sonucu kesin olmayan derialtı enjeksiyon yöntemi yanında serolojik test (kan testi) yöntemi kullanılmalı.
  • 2019’da öldürülen 105 atın ruam test sonuçları açıklanmalı, ruam olmayan atlar öldürüldüyse bunda kusuru olanlar hakkında gerekli işlemler yapılmalı.
  • Adalar’dan 860 atın ücretsiz olarak sahiplendirilmesi konusunda, atların kaybedilmesine yol açan ihmalleri nedeniyle İBB’de atları sahiplendirmekten sorumlu komisyonun başkanı Orhan Demir ve diğer İBB yetkilileri, Adalar İlçe Tarım Müdürü Feramis Çiftçi, atları alan belediyelerdeki ilgililer ve çip takibinin yapılmasında ihmali olan Tarım Bakanlığı yetkilileri hakkında hayvan haklarını ihlâl ve kamuyu zarara uğratma nedeniyle gerekli işlemler yapılmalı.

Son olarak, bu yıl çıkarılan Hayvan Katliama Yasası’na dair bir çift sözümüz var. Adalar’da atların hapsedilerek, sürgün edilerek yok olduğu acılı süreci takip eden, bunu duyurmaya ve durdurmaya çalışan, yakından tanıdığı atları kaybetmiş insanlar olarak, hayvanların hapsedilmesinin sonuçlarını adım adım izledik. Şimdi sokaklardaki köpek ve kedilerin toplanıp barınaklara alınması gündemde. Çıkarılan yasanın hayvanları asla korumayacağını, itlaf edilmeseler bile barınağın hapishane demek olduğunu, barınağa toplamanın hayvan haklarına aykırı olduğunu biliyoruz. İBB’nin ve Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü’nün atları nasıl hapsettiğini, sürgün ettiğini gördük. Sokak hayvanlarının bulundukları yerde sağlıklı yaşaması için üzerine düşen görevi yapmayan, yeterli veterinerlik hizmetini vermeyen belediyelere hayvanların canı emanet edilemez. Adaların Atları Platformu olarak, adı Katliam Yasası’na karşıyız ve derhal iptalini istiyoruz.

Yorum bırakın