Orhan Aker, Dünya Mirası Adalar programına konuk oldu: “Karantina kararı yasal değildi.”

Açık Radyo,  Dünya Mirası Adalar programının 8 Haziran 2021 tarihindeki yayınında, program konuklarından biri de Avukat Orhan Aker’di. Adaların atlarının karantina kararı ile hapsedilmesine karşı İdari Mahkemesi’ne açılan davanın avukatı olan Orhan Aker, davanın sonuçlanması üzerine, süreci anlatmak için programa katıldı.

Orhan Aker’in açıklamalarından önce program yapımcılarından Derya Tolgay’ın söyledikleri oldukça önemliydi. Derya Tolgay  “Programı faytonlar kalksın faytonlar kalkmasın ekseninde değil de yasalar çerçevesinde dinlemek, olaya var olan yasaların uygulanması uygulanmaması, kendimize göre eğilip bükülmesi, uydurulması açısından bakmak da önemli. Zira Türkiye’de hep var olan yasaların üzerinden atlayıp durumu kendi yoluna uydurma şeklinde yol alınıyor. Aslında yol alınamıyor ve devamlı duvara toslanıyor,” diyerek sözü Orhan Aker’e bıraktı.

Orhan Aker İdari yargıdaki duruşma sürecini şu sözlerle anlattı: “Kamuoyunda Karantina Kararı olarak bilinen İstanbul Valiliği’nin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Mahalli Çevre Kurulu’nun 20.12.2019 tarihinde almış olduğu 11 adet kararı vardı. Buna ilişkin bir dava açmıştık. Bu dava sonuçlandı. İdari yargı çok duruşma seven bir yargı değil. Ancak yine de duruşma talep ettik ve mahkeme duruşma açtı. 4. İdari Mahkeme Heyeti konuya çok imtinalı, çok ihtiyatlı, çok içten yaklaştı. Yaklaşık 1,5 saatlik bir duruşma görüldü. Mahkeme heyeti başkanı da ‘Tarihi bir karar vereceğiz gibi geliyor. Dolayısıyla hakikatten anlamak istiyorum Adalardaki durum nedir?’ dedi. Biz de dilimiz el verdiğince anlatmaya çalıştık.”

Dava sonucunda bahsi geçen 11 maddenin 1. ve 11. maddeleri iptal edildi. Bu maddelerin iptali ne anlama geliyor? Orhan Aker duruşma esnasında atların hepsinin karantinaya alınmasının yasalara ve yönetmeliklere tamamen aykırı olduğunu, dolayısıyla atların faytona koşulmasının 3 ay süreyle durdurulmasının da yasal bir zemini olmadığını belirttiğini söyledi. Durumu son derece sade bir şekilde şöyle ifade etti: “Test sonucu hasta olan atlar itlaf edilir. Şüpheli atlar karantinaya alınır, sağlıklı atlar ise serbest bırakılır. Şüpheli olan atlar 20 gün karantinada bırakılır. Akabinde tekrar teste tabi tutulurlar. Bu testten sonra eğer test sonucu negatif çıkarsa bu atların sağlıklı olduğu anlamına gelir ve atlar serbest bırakılır. Pozitif çıkanlar ise itlaf edilir. Kanun bu şekildedir.”

Peki Adalar’da bu kanun neden uygulanmadı ve bunun sonuçları nelere sebep oldu? “1800 attan 81 at ruamlı çıkmasına rağmen 1800 atın hepsini aynı yerde karantinaya aldılar. Bu şekilde 800 sağlıklı at ölmek zorunda kaldı.” Orhan Aker’in sözleri yasalara, yönetmeliklere uyulmaması durumunda neler olduğunun kısa bir özetiydi.

Tüm bunlar olurken hem idare mahkemelerinde, hem kamuoyunda atların bu şekilde kurtulamayacağını, atların kasıtlı olarak ölüme terkedildiğini anlattık. Tabi sözde hayvan hakları savunucuları ‘Atlar her gün öleceğine bir gün ölsün’ diyecek kadar pervasızlaştılar,” sözleri ise atların nasıl yalnız bırakıldığını, atların yaşam hakkının hiçe sayılması karşısında onlardan yana duranların verdikleri mücadeleyi ve bu adaletsizlik karşısında nasıl çaresiz kaldıklarını gösteriyordu.

Orhan Aker’in de konuşmasında belirttiği gibi idari yargı ağır işliyor. İdari mahkemeden karar çıkana dek olay nihayetine eriyor ve alınan karar neticeyi değiştiremiyor. Karantina kararının iptal edilmiş olması bir kazanım olmakla beraber geç gelen bir adalet söz konusu elbette. Yüzlerce sağlıklı at ölmeyebilirdi. Ama öldü. Şimdi hukuk “Alınmış karar yanlıştır, kanuna aykırıdır” diyor ama bu ölen atları geri getiremiyor. Hastalık çıkan ahırları karantinaya alıp sağlıklı atları serbest bırakmalıydı. Ama bunu yapmadılar. Tüm atları normal karantina süresinin çok çok üzerinde bir zaman süresince, üç ay boyunca karantina adı altında hapsettiler. Ardından bu süreyi 3 ay daha uzattılar. Bu kötü koşullara dayanamayan atlar öldü.

Keşke bunlar hiç olmasaydı. Ama oldu. Neden oldu? İşte en başta Derya Tolgay’ın cümlelerini yeniden hatırlamakta fayda var. Süreci hiç de iyi planlamamış olan yetkililer sadece kanuna uymuş olsalardı, kanunların, yönetmeliklerin üstünden atlamasalardı (bile) yüzlerce at ölmüş olmayacaktı. Kanunlara harfiyen uyması gerekenler, devlet işleyişinin organları, devlet kurumları, belediyeler, kamuyu temsil eden herkes sadece uymaları mecburi olan kanunlara uysaydı ve gerçekten süreç planlanarak, atları önceleyerek, yaşamı önceleyerek, yaşam hakkı temelinde ve öngörülerle olabilecek tüm aksaklıklara karşı önlemler, çözümler geliştire geliştire ilerleseydi bu davalar açılmayacak, bunlar konuşulmayacak, atlar aramızda olacaktı. Atların güvenliği, yaşamı için gerekli önlemler alınabilseydi, sadece hukuka uygun davranılabilseydi her şey çok farklı olabilirdi. Hatta 860 at sürgüne bu kadar pervasızca gönderilmeyecek, kaybolmayacak, ölmeyecek, atlar nerede diye sorulmayacaktı. Hâlâ bugün kanunlara, yasalara uyulmuş olsa ve hali hazırda uyuluyor olsa ücretsiz sahiplendirme prosedürleri daha dikkatli hazırlanacak, vaat edilen denetlemeler yapılacak, atların çip numaraları, nerede ve nasıl oldukları bilinebilecekti. Dün de yasalara ve yönetmeliklere uyulmadı, bugün de uyulmuyor.

Adalarda atlarla ilgili alınan kararlar doğru muydu? Değildi. Orhan Aker’in Dünya Mirası Adalar programında ayrıntılarını anlattığı 4. İdari Mahkeme’nin 1. madde ve 11. maddeyi iptal etmesi şunu gösteriyor ki yapılmaması gereken şeyler yapılmış, kanunlar, yönetmelikler hiçe sayılmış ve bu yüzlerce atın ölümüne sebep olmuştur. Hukuk mücadelemiz sonucunda bu yapılanların yanlışlığı gözler önüne serilmiş oldu. Atların kasıtlı bir şekilde ölmesine sebep veren herkesin bunun hesabını da yargı önünde, kamu önünde vermesini istiyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s