Atlar hapis, Adalar atsız
ADALARIN ATLARI 2019-2024 5. YIL RAPORU

5. yıl raporumuzu aşağıda okuyabilir veya PDF formatında buradan indirebilirsiniz:
İstanbul’da, 2019’un Aralık ayına kadar 1700’den fazla atın yaşadığı Adalar’da bugün sadece 104 at bulunuyor. Bu atların neredeyse hepsinin sahibi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) onları Büyükada’daki İBB İspark Ahırı’nda tutuyor. Adalar ilçesinde İBB Zabıta atı olan 24 at dışındaki atları, ahır bölgesi dışında neredeyse hiç görmüyoruz, yani hayatlarının büyük bölümü hapiste geçiyor.
1800’lerin son yıllarından itibaren İstanbul Adaları imgesinin, görüntüsünün, sesinin, kokusunun neredeyse ayrılmaz parçası olan atlar neden, nasıl yok oldu? Bu raporda bu uzun tarihe değil, sadece sona odaklanıyoruz.
2024 yılında Adalar’da 5 tay dünyaya geldi. İBB yetkililerinin verdiği bilgiye göre bu yıl Büyükada’da İBB Ahırı’nda ölen at olmadı. İBB Atlı Zabıta Birimi’ndeki 24 at Büyükada’da barınıyor, Adalar’dan 6 at ise yine Atlı Zabıta Birimi’nde Tuzla Aydınlı’da bulunuyor.
Atlar kurtarılmadı: Hapsedildiler, öldüler
19 Aralık 2019 ve izleyen birkaç gün içinde Büyükada’da 105 at “ruam oldukları” iddiasıyla Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü eliyle öldürüldü (bu atların gerçekten ruam olduklarını gösteren raporlar hiçbir zaman açıklanmadı). İstanbul Valiliği’nin kararıyla Adalar’daki bütün atlar karantinaya alındı, ahırlara kapatıldı.[1]
Ruam katliamından önce ve ondan hemen sonraki dönemde medyada geniş yer bulan kampanyalar atları yaşatmaya değil, faytonu kaldırmaya odaklandı. Adalar’da faytonu kaldırmak Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 seçim vaatlerinden biriydi.[2] 2019’da İBB Başkanı olan Ekrem İmamoğlu ise seçim öncesinde Adalar’a geldiğinde faytonculuğun atlar lehine düzenlenerek sürdürüleceğini söylemişti. Ruam katliamının ardından, hükümetin istediği doğrultuda, kamuoyundaki tartışmanın atların durumu değil faytonun kaldırılması üzerine kurulmasıyla, fayton kaldırıldıktan sonra, atlar adeta görünmez oldu. Faytonun kaldırılması için kampanya yürütenler başta olmak üzere, kamuoyu atların durumunu takip etmek yerine İBB’nin söylediği ve gerçeği yansıtmadığı, yalan olduğu defalarca belgelenen “atları kurtardık” iddiasına inanmayı seçti. Aslında Adalar’da bir “atlardan kurtulma” operasyonu yapıldı.
Bu operasyonun zemini ise adım adım hazırlandı. 19 Aralık 2019’da ruam gerekçesiyle atlar karantinaya alınıp faytonlar durdurulmadan önce, atların sağlığı ve esenliği için Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi almakla yükümlü oldukları tedbirleri almadı, yasalarda belirtilen denetimler Adalıların taleplerine rağmen yapılmadı. O zaman olduğu gibi bugün de Adalar’da at sağlığında uzman veterinerler yok, at sağlığı için gereken tetkik imkânlarının çoğu hâlâ mevcut değil. Oysa, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’nin ve aynı üniversitedeki Atçılık ve At Antrenörlüğü Bölümü’nün Adalar’da da hizmet vermesi, uygulamalı eğitim yapması o kadar zor değildi. Böyle bir doğrudan ilişkiyi hâlâ istiyoruz.
Heybeliada ve Burgazada’daki hiçbir atta o tarihte ruam görülmediği halde, üç adada (Büyükada, Heybeliada, Burgazada) bütün atlar İstanbul Valiliği’nin karantina kararıyla hapsedildi. Atlar çok ciddi bir kan volümü ve kas kütlesine karşılık nispeten küçük kalbi olan, kan dolaşım sistemlerinin özelliğiyle, kemik, tendon ve özellikle tırnak yapılarıyla diğer hayvanlardan farklıdır, çiftlik hayvanlarının gerek duymadığı günlük harekete, gezinti yapmaya atların ihtiyacı vardır. Hareketsiz kalmak anatomik ve fizyolojik özelliklerinden dolayı atların sindirim ve dolaşım sistemlerini son derece olumsuz etkiler.[3]

Yetkililer bu konuda uyarıldığı halde[4], Büyükada’da kapatıldıkları ahırlarda atların hareket etmesi sağlanmadığı için bir yılda 700’den fazla at hapsedilmekten, hareketsizlikten öldü.[5] Heybeliada ve Burgazada’daki nispeten az sayıda at, sahipleri tarafından ahır çevresinde dolaştırıldıkları için ilk aylarda sağ kaldılar. Ancak, Şubat ve Mart 2020’de Adalar’da sağ kalan atların neredeyse hepsi (1179 at)[6] İBB tarafından satın alındıktan sonra, Mart 2020’de Heybeliada ve Burgazada atları da Büyükada’daki İspark ve Aya Nikola at hapishanelerine götürüldü, Heybeliada ve Burgazada’daki ahırlar yıkıldı. Burgazada’da Nazlı adında, 33 yaşında bir “babaanne” at vardı, 27 yıldır Burgazada’da yaşıyordu, 10 yıldır emekliydi, İBB tarafından Büyükada’ya götürüldüğünün üçüncü gününde İspark Ahırı’nda hayatını kaybetti.[7]
Adalılar atları hapseden karantina kararına karşı yürütmeyi durdurma talebiyle dava açtı. Yürütme durdurulsaydı yüzlerce at kapatılma nedeniyle göz göre göre ölmeyecekti. Dava sonucunda, karantina kararının ilgili yasalara uygun olmadığına, üç ay süreyle karantina ilanının da, bu kararı 3 ay daha uzatmanın ve ayrı karantina ahırı olmadan bütün adalarda bütün atların kapatılmasının da yanlış olduğuna karar verildi.[8] Ama atlar için artık çok geçti. Buna rağmen, İstanbul İl Tarım Müdürlüğü’nün, Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü’nün, dönemin Adalar Kaymakamı Mustafa Ayhan’ın, dönemin İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir’in dile getirdiği[9] “topraktan ruam bulaşacağı” şeklindeki bilim dışı iddialar bahane edilerek atlar ahırda kapalı tutulmaya devam edildi. Ruamın topraktan bulaşmadığını uzmanlara danışarak o zaman da duyurmuştuk.[10] Beş yıl sonra bugün hâlâ Adalar ilçesinde atları sadece Büyükada’da, kapalı tutuldukları ahırları ziyaret ederek ve küçük padok (havalandırma) alanının kenarından, tel örgülerin ardından görebiliyoruz. Zabıta atlarına nadiren de olsa rastlamak mümkün. 2024’te, özellikle bahar aylarında otlar tazeyken atların seyisler tarafından kontrollü olarak ada ormanlarında otlatıldığı oldu, ancak, hareket ve sosyallik ihtiyacı için bu yeterli değil.
Geç gelen adalet, adalet değildir. Ölen atları geri getiremeyiz, ama atların sahibi İBB, atlara ve Adalılar’a, Adalar’ın doğal-kültürel dokusuna karşı sorumluluğunu yerine getirerek kalan atları her adada uygun şartlarda yaşatabilir. İnsanın yol arkadaşı ata karşı vefa borcu var. Atlar için hayati önem taşıyan hareketliliği, adada gezebilmelerini, serbest kalacakları daha geniş alanları onlara sağlamak, eskiden olduğu gibi üç adada ahır kurmak, insan canlısı hayvanlar olan atların insanla temasına imkân vermek çok zor değil. 2020’de Adalar’da yüzlerce atı satın alarak bu konuda en önemli sorumluluğu üstlenen ve başlıca yetkili olan İBB’nin bu yönde irade göstermesi yeterli.
Adalar’dan sürgün edilen atlar
İBB 2020’de Adalar’dan satın aldığı 1167 atın 860’ını bedelsiz olarak “sahiplendirdi.” Sahiplendirme işini yöneten Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir, “Atlara sonuna kadar bakacak değiliz” diyerek sahiplendirme kararını açıklarken, bu tutumun ardında dönemin İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “Adalar’da at kalmayacak” talebinin bulunduğu ileri sürülüyordu. Adaların Atları Platformu üyelerinin yanı sıra, atları önemseyen ve tanıyan pek çok uzman İBB yönetimine atların kontrolsüz şekilde gönderilmemesi, at bakımının kolay olmadığı, çiftliği olan herkese at verilemeyeceği, bakılmayan atların terk edilip kasapların eline düşeceği konusunda uyarılarda bulundu.[11] Ancak ne yazık ki uyarılara kulak asılmadı.
İBB, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’ne gönderilen ilk 20 atın sevkini bir kurtarma ve bayram havasıyla duyurduktan sonra, nereye kaç at gönderdiğini açıklamadı. İBB tarafından Hatay Dörtyol Belediyesi’ne gönderilen 100 atın “kaybolması” skandalı[12] Nisan 2021’de patlak verene kadar, atların Adalar’dan sevklerini sadece Adaların Atları Platformu sahada günü gününe takip ederek kamuoyuna duyurdu. Atların Adalar’dan nasıl sürgün edildiğine dair ayrıntıları Eylül 2020’de yayınladığımız Kayıp Atlar Raporu’muzdan okuyabilirsiniz.[13]
İBB atların çoğunu Türkiye’nin dört bir yanında, “atçılık” alanında herhangi bir faaliyeti olmayan belediyelere 50’şer, 100’er gibi büyük sayılarla, tırlarla sevk etti. Atların gittikleri yerlerde ilgili belediyeler ve diğer alıcılar üstüne, ilçe tarım müdürlüklerine çip numaralarıyla kaydedilmesi gerekirken bu işlem ihmal edildi ya da kasten yapılmadı ve atlar takip edilemez hale getirildi.[14] Atları “sahiplendirme protokolünün” açıklanması konusunda İBB’ye ısrarlı taleplerimize rağmen, Dörtyol skandalından önce protokol kamuoyuyla paylaşılmadı. Protokol atları korumaktan uzaktı, ama en az bir yıl atın el değiştirmemesini öngörüyordu. Bu bile gerçekleşmedi, atları alan belediyelerin çoğu onları hemen çiftçilere dağıttı ya da, Aydın İncirliova Belediyesi örneğinde olduğu gibi, atlar belediyeyle ilişkisi olan hayvan tüccarlarının eline geçip satıldılar.[15]
Atların Adalar’dan sürgüne gönderildiği dönemde, gittikleri yerlerdeki ilçe tarım müdürlüklerine biz telefonla ulaşarak haber verdik, mümkün olan yerlerde yetkililerin atları çip takibine almasını sağladık. Bu bilgileri kamuoyu ile paylaşarak Adaların Atları Platformu dışında da konunun takip edilmesini, atların korunmasını sağlamaya çalıştık.[16]
Bazı atların onları seven, iyi bakmaya gayret eden insanların eline ulaştığını biliyoruz. Bazı yerlerde iyi niyetli, ama at konusunda bilgisi ve tecrübesi olmayan çiftlik sahiplerinin elinde hayatını kaybeden atlar oldu. Birçok at denetimsiz şartlarda tarımda çalıştırıldı. Faytonla ilgili kampanya yapanların “atlar çalışmasın, özgür olsun” önerisi, Tayyip Erdoğan’ın “atları özgürlüklerine kavuşturma” söylemi, Ekrem İmamoğlu ve İBB’nin “Adalar’daki atlar artık özgür” reklamları atların hiçbiri için gerçekleşmedi.
At bakımı hem emek gerektirir hem maliyetlidir. Atlar yaşlandıkları, sakatlandıkları, yarış kazanamadıkları, kısacası artık “işe koşulamadıkları” zaman insanlar tarafından ne yazık ki terk ediliyor. Ağustos 2021’de Artvin Hopa’da, kesilmek üzere yurtdışına gönderilirken sınırda yakalanan atların[17] bir kısmı bu şekilde terk edilmiş veya tüccara satılmış atlardı. Terk edilip yılkıya karışan atlar da yine kasapların eline düşebiliyor. 2018’de Karaman’da Karadağ’ın yılkı atlarının yakalanıp ücretsiz “sahiplendirilmesi projesi” yakalanan atların ölüme terk edildiği bir katliama dönmüştü.[18] İBB 2020 yazında 100 atı Ardahan Belediyesi’ne, 40 atı da Ardahan’ın ilçesi Hanak Belediyesi’ne göndermişti.[19] Aynı yılın kış aylarında Ardahan’da terk edilmiş atların sokaklarda dolaştığı haberleri geldi, Aralık 2024 itibarıyla benzer haberler devam ediyor.[20]
Atların kontrolsüz sahiplendirilmesi konusunda hem hayvan haklarının ihlâli, hem (bu atların bedel ödenerek satın alınmış olup bedava dağıtılması suretiyle) kamu zararı oluşturulması, hem de hayvanların takip sistemine kaydedilmesi konusundaki görev ihmalleri nedeniyle İBB ve Tarım Bakanlığı’ndaki yetkililerden hesap sorulması gerektiğini düşünüyoruz.[21]
İBB bunları bilmiyor muydu?
19 Aralık 2019’daki ruam katliamından önce Adalar’da atların şartlarının düzeltilmesi, Adalar’a at uzmanı veteriner hekim getirilmesi, faytoncuların denetlenmesiyle ilgili talep ve çabalar, bunun yanında faytonun tamamen kaldırılmasına yönelik talepler vardı. Adalar Belediyesi ve İBB tarafından 18 Ağustos 2019’da yapılan Adalar Ulaşım Çalıştayı’nda atların yaşam şartlarına dair olumsuz noktalar belirtilmiş ve bunların iyileştirilmesi gerektiği vurgulanmış,[22] faytonun kaldırılması odaklı hayvan hakları grupları bunu uygun bulmayarak çalıştay sonuçlarını hükümsüz saymıştı.[23]
19 Aralık 2019’da atlar için karantina kararı alındıktan hemen sonra, Adalılar bu kapatmanın atlar için ölümcül olacağını yetkililere anlattılar (böylece Burgazada ve Heybeliada’da atların ahır çevresinde sınırlı bir alanda da olsa hareket etmesi sağlandı, o atlar sağ kaldı).
Karantina konusunda Adaların Atları Platformu ve Adalıların İstanbul Valiliği’ne başvuruları ve yukarıda da değindiğimiz davaları olmuştu. İBB’nin Adalar’daki atları satın alma kararından sonra da, gerek Adalılar gerekse atlarla çalışan uzmanlar İBB yönetimiyle görüştü, yoğun çabalarla Ekrem İmamoğlu’na da doğrudan ulaşılarak bilgi verildi. Atların kapalı tutulmaması, bağlanmaması gerektiği, serbest kalabilecekleri alanlar oluşturulmasının, atları bilen kişilerle çalışmanın, Adalar’da atlarla ilgili bilgi sahibi veteriner hekim personelin olmasının hayati önemde olduğu çeşitli kanallardan defalarca anlatıldı. Bu çabaların bir bölümü adalarinatlari.org sitesinden tarihleriyle beraber izlenebilir.
Tüm çabalara rağmen, İBB satın aldığı 1.179 atı tuttuğu Büyükada’da, atların biraz olsun hareket edebileceği dar bir padok alanını İspark Ahırı’nın arkasındaki eğimli araziye ancak 12 Nisan 2020’de, yani karantinanın 114. gününde açabildi.[24] Atların çadır içinde bağlı tutulduğu Büyükada Aya Nikola mevkiindeki padok 20 Nisan 2020’de açıldı (daha önce çöplük olarak kullanılan Aya Nikola bölgesi, hareketsizlikten ölen yüzlerce atın kepçelerle gömüldüğü yerdir; at sayısının çok azaldığı bugün orada yine atık dağları yükseliyor). Atlarla ilgili uzmanlığı olan bir veterinerin Adalar’daki atlar için danışmanlık yapmasıysa ancak 3 Şubat 2021’de, yani İBB atları satın aldıktan bir sene sonra sağlandı.[25] Bu sadece bir danışmanlık ilişkisi, Adalar ilçesinde hâlâ atlar konusunda uzman veteriner hekim yok, ekipman yok. İBB’nin Büyükada’da görevli veterineri, atları tanıyan seyislerle beraber atların genel bakımını yapıyor, ancak, özel sağlık sorunları olan atlar hâlâ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’ne, Avcılar’a sevk ediliyor. Aralık 2024 itibarıyla dört atın tedavisi fakültede sürmekte.
Atların Adalar’dan gönderilmemesi, gönderilecekse atlarla ilgili yerlere gitmeleri ve takip edilmeleri, Heybeliada ve Burgazada’daki ahırların yerine yenileri yapılmadan yıkılmaması, buradaki atların Büyükada’daki hapis şartlarına götürülmemesi istekleri de İBB’nin en üst düzey yetkililerine defalarca iletilmişti.

Resim: Eric Ravilious, the Westbury Horse, 1939.
Beş yıl boyunca alınan kararlar ve bunların uygulanış biçimi, atların iyiliğine olacak adımların atılmamasının İBB’nin imkânsızlıklarından, irade dışı eksikliklerden, yanlışlıklardan kaynaklanmadığını gösteriyor. İBB yönetimi bütün uyarılara rağmen, faytonları kaldırmaya odaklanıp atlara bakmayan kampanyadan da faydalanarak kamuoyuna “atları kurtardık” hikâyesi anlatmayı ve atları ölüme terk etmeyi seçti, atları gözden çıkardı.
Bir varlığı korumak için, onun iyiliğine davranabilmek için onu sevmek ve tanımak gerek. İnsanlar tanıdıkları, gördükleri, dokundukları varlıkları sevip koruyabilirler. İBB adına karar alan yöneticiler çoğu Adalının isim isim tanıdığı ve sevdiği atları tanımıyordu, tanımak da istemedi. Atları tanıyanların çıkarsız yardım tekliflerini reddettiler, yereli dikkate almadılar. Adalar’da 1700 civarı at yaşarken ve herkes onlarla temas edebilirken, bugün sadece 100 civarında at kalmasını, onları da hayatın içinde görmenin mümkün olmamasını ilgililer acaba nasıl açıklar?
Atların Adalar’da hayatın içinde olmaması, çocukların artık atları görmemesi, tanımaması demek. Hayvanlara, doğaya ve doğallığa dair başka birçok şeyin hayatımızdan eksilmesi bizim için kayıp, onlar içinse korunmama tehlikesi demek. Bu yüzden atlar hayatın içinde, hem doğayla hem insanlarla temas halinde olmalı.
Heybeliada ve Burgazada’da evsiz bırakılan atlar
İBB Heybeliada ve Burgazada’daki atların büyük bölümünü satın alıp ahırları Mart 2020’de yıkmıştı. Heybeliada’da İBB’ye satılmayan birkaç atın ahırının yıkılmaması için çok uğraştık. Atları sevenlerin kepçenin önünde durması üzerine İBB yıkımı yapamayınca,[26] kovid nedeniyle sokağa çıkmanın yasak olduğu bir cumartesi sabahı, 3 Nisan 2021’de son ahırlar balyozla yıkıldı.[27]
İBB Heybeliada ve Burgazada’da ahırları yıkarken yerlerine modern ahırlar yapacağı sözünü vermişti.[28] Bu söz hâlâ yerine getirilmedi. Eğer İBB Heybeliada ve Burgazada ahırlarını yıkmamış veya yenisini yapmış olsaydı, 2023 yılında kaybettiğimiz Heybeliadalı ve Burgazadalı üç at bugün yaşıyor olacaktı. Sahiplerinin İBB’ye satmaya yanaşmadığı Bal, Polat ve Seheryeli adlı atlar ahırları olmadığı için dışarıda kalarak kontrolsüz beslendiler ve bu nedenle hayatlarını kaybettiler.
Nisan 2021’de ahırlar yıkılırken Heybeliada’da beş at yaşıyordu (dört kısrak ve 2019’da Heybeliada’da doğan genç aygır Polat). Adalılar bu atların açıkta kalmaması, İBB’nin ahır bölgesine hiç olmazsa çadır kurması için uğraştı, ancak sonuç alınamadı. Geniş bahçeli evi olan bir Heybeliadalı, bahçesini atlara açtı. Adaların Atları Platformu, Heybeliadalılar ve atları seven gönüllüler işbirliği içinde buraya beş ata uygun bir ahır kurdu. Hatta, İBB Zabıta Atları da Büyükada’dan gelip geri dönemedikleri bazı günlerde bu ahıra misafir oldular. Heybeli’nin atları Bal ve Elif, 2023’te Ateş ve Korkut adlı tayları dünyaya getirdiler (Bu raporun kapağında resmini gördüğünüz Ateş ve Korkut bugün Büyükada’da İBB İspark Ahırı’ndalar). Ancak, 2023’te bu evin el değiştirmesiyle atlar yeniden evsiz kaldı. Taşınabilir şekilde tasarlanan ahır, başka yer bulunamadığı için tekrar kurulamadı. Sahiplerinin düzenli bakamadığı atlar ada sokaklarında çöp karıştırdı, Adaların Atları Platformu olarak yem temin ettik, Heybeliadalılar atlara yeşillikler verdi, pazarcılar meyve gönderdi. Yine de düzensiz beslenmelerini engelleyemediğimiz atlardan Bal Ağustos 2023’te, Polat ise –evsiz olduğu için Adalar Kaymakamlığı tarafından el konarak İBB İspark Ahırı’na götürülmesinin hemen ardından– Ekim 2023’te, ahırsız kaldıkları dönemde poşet, ip gibi şeyler yedikleri için bağırsak düğümlenmesi sonucu öldü.
Adalıların atlar için gösterdikleri çaba İBB yönetimi ve dönemin Adalar Kaymakamı Mustafa Ayhan tarafından bu kadar karşılıksız bırakılmasaydı, Heybeliadalı Bal ve Polat, Burgazadalı Seheryeli sağ olacaktı.
Atların Adalar’a, Adalar’ın atlara ihtiyacı var
Büyük bölümü ormanlık alan olan Adalar ilçesi, orman yangını bakımından risk altında. Atların eskiden olduğu gibi ada ormanlarında dolaşmasının ve otlamasının, bitki örtüsünün fazla yükselmesini kontrol altında tutmak, böylece orman tabanında başlayacak bir yangının ağaç tepelerine sıçrayıp büyümesini önlemek gibi çok önemli bir işlevi var. Ayrıca, atlar ormanda dolaştığı zaman ekosisteme gübreleme, tohum taşıma gibi katkılarda bulunuyor. Buna ek olarak, atlı zabıtayla denetim, orman içinde mangal yakmak gibi tehlikeli faaliyetleri engellemek için etkin bir yöntem. Bu nedenle, tüm adalara yetecek sayıda zabıta atı olması ve her adada ahır yapılması gerekiyor.

Büyükada’daki İBB İspark alanında 14 ahır binası bulunuyor. Atların faytonda çalıştığı dönemde ahırların her birinde yaklaşık 50 at tavla usûlü (yan yana) bağlanıyordu. Karantina döneminde de başlarda bu usûl devam etti, yüzlerce at bağlı tutulmaktan, koşamamaktan ölüp 860 at kontrolsüz sürgüne gönderildikten sonra, ahırlarda at başına düşen alan arttı. 2020 sonlarında bir gönüllünün öncülüğünde 12 ata boks ahır, yani atın bağlı olmadan içinde hareket edebileceği yaklaşık 3 x 3 metrelik ahır bölmeleri yapıldı. Bundan sonra, at sayısının da azalmasıyla tüm atlara boks yapıldı. Atların sağlığı için bu çok önemli bir adım. Bugün Büyükada İBB İspark Ahırı’nda taylar da anneleriyle aynı boksta kalıyor.
Şu anda İBB İspark ahırlarının yedisi atlara ait. Diğer yedi ahır ise İBB tarafından otobüs ve azmanbüs garajı olarak kullanılıyor. Ahır olarak yapılan binalara otobüs doldurmak yerine burada atlı etkinlikler yapılabilir. Türkiye’de insanların “işine yaramaz” hale gelince ölüme terk edilen çok sayıda at var. Terk edilen atların ne kadar zor duruma düştüğü ve onlara düzgün bir yaşam sunmanın ne kadar çaba ve kaynak gerektirdiği, Atlar İçin Yeni Hayat Derneği’nin sosyal medya hesaplarından izlenebilir. Adalar yaşlanan, sakatlanan, istenmeyen atların hiç değilse bir kısmının sığınacağı ve huzurla bakılacağı bir yer olabilir. Bunun için, 2019’da ruam karantinasıyla birlikte Adalar Kaymakamlığı’nın aldığı, Adalar’a at girişini yasaklayan ve atlarla yapılacak faaliyetler için işletme belgesi alınmasını engelleyen kararın kaldırılması gerekiyor. Gerek Adalar Kaymakamlığı’nın gerekse İBB’nin, atlara değer vererek onlar yararına çalışmasını, atlara çektirilen bunca eziyetten sonra artık atlara hizmet etmesini bekliyoruz.
Hayvanların hapsedilmesi ve hayvan yasası
Adalar’da atların hapsedilerek, sürgün edilerek yok olduğu acılı süreci takip eden, bunu duyurmaya ve durdurmaya çalışan, yakından tanıdığı atları kaybetmiş insanlar olarak, hayvanların hapsedilmesinin sonuçlarını adım adım izledik. Şimdi sokaklardaki köpek ve kedilerin toplanıp barınaklara alınması gündemde. 5199 sayılı kanunun hayvanları asla korumayacağını, itlaf edilmeseler bile barınağın hapishane demek olduğunu, barınağa toplamanın hayvan haklarına aykırı olduğunu biliyoruz. Atlarla ilgili denetim görevini fayton varken yerine getirmeyen İBB’yi (ve Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü’nü), kamuoyunun Dörtyol Belediyesi örneğinden hatırlayacağı gibi, atları İBB’den bedavaya alan belediyelerin bunları nasıl dağıtıp yok ettiğini (ve Tarım Bakanlığı’nın gereken denetimi yapmadığını) apaçık gördük. Sokak hayvanlarının bulundukları yerde sağlıklı yaşaması için üzerine düşen görevi yapmayan, yeterli veterinerlik hizmetini vermeyen belediyelere hayvanların canı emanet edilemez. Adaların Atları Platformu olarak, adı Hayvanları Koruma Kanunu olsa da fiiliyatta Hayvanları Yok Etme Kanunu olan yasaya karşıyız ve derhal iptalini istiyoruz.
Sonuç
Beş yıl önce hayattan koparılan Adalar’ın kadim sakini atları unutmadık. Atların hayatın içinde, ada sokaklarında ve ormanlarında olmasının onlar için de, Adalar için de iyi olduğunu biliyoruz ve bunu anlatmaktan, talep etmekten vazgeçmeyeceğiz. Atları unutmadık, onlara yapılanları affetmiyoruz.
Beş yıl sonra Adaların Atları için ne istiyoruz?
- İBB İspark Ahırı’ndaki atların sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için tamamı, düzenli olarak ahır dışına çıkarılmalı, ada sokaklarında ve ormanlarında seyis kontrolünde serbestçe dolaşmalı, otlamalı.
- Büyükada İBB İspark Ahırı’na bitişik padok (havalandırma) alanı genişletilmeli, iyileştirilmeli.
- Adalar’da, at konusunda uzmanlığı ve tecrübesi olan veteriner hekimler ve teknik personel istihdam edilmeli, İ.Ü. Cerrahpaşa Veterinerlik Fakültesi’nin, İ.Ü. Atçılık ve At Antrenörlüğü Bölümü’nün Adalar’da uygulama yapması desteklenmeli, atların sağlık ihtiyaçlarının yerinde karşılanması için gereken imkânlar sağlanmalı.
- Heybeliada ve Burgazada’da eski ahır bölgelerinde yeniden, atlara lâyık ahır yapılmalı.
- Atlı zabıta denetimi tüm adalarda düzenli olarak yapılmalı, insanların orman içinde, yürüyüş yolundan uzakta ateş yaktığı yaz dönemlerinde orman yangını riskine karşı atlı zabıta denetimleri sık ve etkin şekilde uygulanmalı.
- Atla terapi gibi, atla yan yana yürümek veya sadece atları yakından görmek gibi, insanla atın bir arada bulunabileceği atlı faaliyetler yapılmalı, bu faaliyetler için her adada alan oluşturulmalı. Ahırlar yeniden kurulurken buna göre planlama yapılmalı, Büyükada’da İBB İspark Ahırı’nın yarısını işgal eden azmanbüsler Adalar’dan çekilmeli, atların yeri atlara geri verilmeli.
- Sit alanı ve yaya bölgesi olan Adalar ilçesi genelinde hem atlar ve diğer hayvanlar hem de yayalar için tehlike oluşturan motorlu taşıtlar orman içindeki yollara kesinlikle girmemeli. Otobüs güzergâhı yerleşim yerleri içinde ulaşımla sınırlı olmalı, plajlara müşteri taşımak veya adada tur atmak için orman içindeki yollarda otobüs hattı olmamalı.
- Ruam testlerinde, sonucu kesin olmayan derialtı enjeksiyon yöntemi yanında serolojik test (kan testi) yöntemi kullanılmalı.
- 2019’da öldürülen 105 atın ruam test sonuçları açıklanmalı, ruam olmayan atlar öldürüldüyse bunda kusuru olanlar hakkında gerekli işlemler yapılmalı.
- Adalar’dan 860 atın ücretsiz olarak sahiplendirilmesi konusunda, atların kaybedilmesine yol açan ihmalleri nedeniyle İBB’de atları sahiplendirmekten sorumlu komisyonun başkanı Orhan Demir ve diğer İBB yetkilileri, Adalar İlçe Tarım Müdürü Feramis Çiftçi, atları alan belediyelerdeki ilgililer ve çip takibinin yapılmasında ihmali olan Tarım Bakanlığı yetkilileri hakkında hayvan haklarını ihlâl ve kamuyu zarara uğratma nedeniyle gerekli işlemler yapılmalı.

Notlar:
[1] https://t24.com.tr/haber/istanbul-valisi-yerlikaya-adalar-da-faytonlara-at-kosulmasi-3-ay-sureyle-durduruldu,852933
[2] “Adalar’daki atları faytonların boyunduruğundan kurtarıp özgürlüklerine kavuşturmak için bir çalışma yapıyoruz.” Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran 2018 seçiminden önce, Yenikapı’da miting konuşması: https://www.youtube.com/watch?v=rU0sBTBZfVM
[3] https://adalarinatlari.org/2020/02/27/at-veterineri-ayse-yetis-yanlis-beslenme-ve-hareketsizlik-atlari-oldurur/
[4] Örneğin, https://www.t24.com.tr/haber/adalar-da-karantinaya-alinan-atlar-icin-bir-yardim-cigligi-ayak-bilekleri-sismeye-basladi-birkac-gune-fonksiyonlarini-kaybedecekler,853377
[5] https://adalarinatlari.org/adalarin-atlari-birinci-yil-raporu/#_edn35 Atların en çok kayıp verdiği ilk 1 yıl içinde yaşananları Adaların Atları Birinci Yıl Raporu’nda ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.
[6] Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında İBB’ye sorduğumuz sorulara aldığımız ilk cevaplarda (1 Nisan 2020) 1167 olarak verilen sayı, daha sonra 1179 olarak güncellendi. 2 Eylül 2020’de İBB İlçe Belediyeler Koordinatörü Tonguç Çoban da İBB’nin Adalar’dan 1179 at satın aldığını söyledi. https://www.milliyet.com.tr/gundem/istanbulun-atli-zabitalari-6295579
[7] https://adalarinatlari.org/2020/03/19/nazli-at-gitti-adi-kalsin/
[8] https://adalarinatlari.org/2021/06/30/acik-radyo-dma/
https://apacikradyo.com.tr/program/193273/kayit-arsivi
[9] https://adalarinatlari.org/2020/05/28/ibb-atlara-sonuna-kadar-bakacak-degiliz/
https://apacikradyo.com.tr/podcast/224223
[10] https://adalarinatlari.org/2020/05/27/prof-tahsin-yesildere-ruam-yonetimler-yuzunden-var/
[11] https://adalarinatlari.org/2021/06/02/hatalardan-donulmesi-icin-cuma-gunu-ibb-onundeyiz/
[12] https://bianet.org/haber/adalarin-atlari-kayip-sorusturma-baslatildi-242629
[13] https://adalarinatlari.org/kayip-atlar-raporu/
[14] Atlar boyunlarında deri altına yerleştirilen çiplerle takip edilir, takip için çip okuyucu cihaz bulunması gerekir. İBB yetkilileri atları teslim ettikleri çoğu yerde bu çipleri okutarak atların yeni alıcı üstüne kaydını sağlamadılar. Atların her birini 4000 TL’den satın alan İBB, o dönemde belki 500 TL maliyeti olan çip okuyucu cihazın “elinde olmadığını” söyledi.
[15] https://t24.com.tr/yazarlar/gokcer-tahincioglu-yuzlesme/o-guzel-atlar-nereye-gittiler,30818
[16] https://adalarinatlari.org/2021/06/01/860atnerede-atlarin-sevk-edildigi-tum-adresler/
[17] https://www.evrensel.net/haber/441523/hopada-kasasinda-33-ati-kacak-olarak-tasiyan-tir-yurttaslarin-cabasiyla-durduruldu
[18] https://www.karamandan.com/haber/6475626/karadagin-yilki-atlari-olume-mi-terk-edildi
[19] https://adalarinatlari.org/2021/06/01/860atnerede-atlarin-sevk-edildigi-tum-adresler/
[20] https://x.com/cemseymen/status/1868372593566236918
[21] https://adalarinatlari.org/2021/05/15/basin-aciklamamiz/
[22] https://tuhim.ibb.gov.tr/media/2317/adalar_calistay_raporu_sonu%C3%A7.pdf
[23] https://k2haber.com.tr/hayvan-ozgurlugu-savunuculari-adalar-calistay-ortak-aciklama/
[24] https://adalarinatlari.org/2020/04/27/adalarda-ozgur-atlar-yalani/
[25] https://adalarinatlari.org/2021/02/03/nihayet-at-uzmani-veteriner-hekim-geldi/
[26] https://adalarinatlari.org/2021/03/25/ibb-yikim-ekibi-heybelide-ahiri-yikmadi/
[27] https://x.com/ycelgktrk/status/1378218246030114816
[28] https://adalarinatlari.org/2021/03/26/hurriyet-ibb-modern-ahirlar-insa-edecek/