Atların özgürlüğünü istemek

Atlarla ilgili taleplerini atın yaşamasından önce “yeter ki kullanılmasın” hayali üzerine kuran dört grup, atların hapsedilmesine karşı en çok ses çıkaran mecralardan biri olan biz Adaların Atları Platformu’nu “Hayvanların özgürlüğünü istememekle” suçlamış! Derdimizi anlatmaya çalıştık…

Adaların Atları Platformu, Adalar’daki atların durumunu iyileştirmek, atların durumunu denetleme görevi bulunan Tarım Müdürlüğü ve İBB’nin görevini yapmasını sağlamak için yıllardır uğraşan çeşitli kişilerin, ruam gerekçeli “faytona at bağlama yasağı”ndan sonra oluşturduğu platformdur. Ne yaptığımız adalarinatlari.wordpress.com sitesinden ve sosyal medya hesaplarımızdan açıkça izlenebilir. Adaların Atları, adı üstünde, platformdur; atların durumuna dair gerçekleri anlatan farklı görüşlere açıktır, uzman veteriner hekim yorumlara, atçıların bilgilerine, atla insanın birlikte yaşamının iyi örneklerine yer verir. Sitemizi incelerseniz ciddi bir izleme sitesi olduğunu, yanıltıcı çizimlerdense zaman ve mekân belirterek gerçek fotoğraflara yer verdiğimizi görürsünüz. Sosyal medya kanallarımızda sorulara cevap veriyoruz, nefret söylemi ve hakaret içermeyen tüm yorumlara açığız.

“Yaşam Nöbeti” gibi gruplardan, Haytap, HAKİM ve Vegan Zülal Kalkandelen gibi kişi ve oluşumlardan farkımız, önceliği “faytonu kaldırmaya” değil atların sağlığına, yaşam hakkına vermemiz. Biz atları tanıyarak, durumlarını sürekli olarak izleyerek ayağı yere basan çözümler öneriyoruz. Her durumda önce “Atlara ne olacak?” sorusunu sorduk, soruyoruz. Atlara değil fayton karşıtlığına odaklananların, atına canı gibi bakan insanlarla insanlığın yüzkaralarını birbirinden ayırt etmeden tüm faytoncuları zalim canavarlar gibi gösterenlerin, nefret söylemi kuranların aksine, atların DOĞRU ŞARTLARDA çalışmasını “sömürü,” “zulüm”, “kölelik” gibi görmüyoruz. Atları insandan hiç farklı saymıyor, insan için de at için de düzgün, makul çalışma şartlarını savunuyoruz.

Atın çalışmama hakkını ise zaten kabul ediyoruz: Adalar’daki atlar şu anda çalışmıyorlar, bu hapsetme operasyonundan önce de yıllardır “emekli” edilmiş yaşlı atlar ve henüz hiçbir iş görmemiş pek çok at vardı adada. (Belki “Babaanne” Nazlı At’ın hikâyesini okumak istersiniz, tıklayın.) At için “çalışmak” demek sadece fayton çekmek demek değil, insanla hayvanın birlikte çalışabildiği pek çok ortak yaşam formu var, yenileri de olabilir.

Büyükada’da İBB İspark Ahırı’nda kısacık bir iple bağlı at. 4 Mayıs 2020. Fotoğraf: Adaların Atları.

At, apartmanda beslenen kedilerin, kafesteki kuşun aksine, varlığı koşmaya dayanan bir canlı. Atların hapsedilmesinin ölüm getireceğini baştan beri söylüyoruz. Atları “kurtardık” derken hapseden yetkililerin ne yaptığına bizzat tanığız ve bunu herkese göstermeye çalışıyoruz. Hal böyleyken “özgürlük istememekle” ve “dezenformasyon”la suçlanmamız çok saçma olmuş.

Atlar İstanbul Valiliği kararıyla hapsedildiğinden beri, hayvanların hakları adına iyi niyetle faytona karşı çıkan ama yaptıklarının etkisini tam kavrayamadığını düşündüğümüz Vegan Zülal, Bağımsız Hayvan Hareketi, HAKİM, Yaşam Nöbeti gibi kişi ve grup hesaplarına, atların ne halde olduğunu bildirdik, HAKİM’in hayvan hakları ihlallerine atlarla ilgili kayıt gönderdik, durumu basında ve sosyal medyadan görünür kılmaya çabaladık. Hayvanların çalışmamasını “yaşam hakkı”ndan bile önemli bir yere koyan bu taraflardan genellikle cevap alamadık, sadece engellendik. Hayvanları hapsetmenin bir kazanım olmadığını görmek istemediler belki de.

Ayrıca, büyük çoğumuzun oy verdiği Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen pek çok çevre bize “Aktrol” dedi. “İspark” adlı ahırı 2007’de kendisi kuran İBB, burada görevlendirdiği kedi veterinerleriyle “atlara çok iyi bakıyoruz” videoları çekti, acıdan kaçmak isteyen insanlar buna hemen inandılar.

İBB’nin satın aldığı atlar Büyükada Aya Nikola Ahırı’nda. Atların neredeyse tüm zamanı bu şekilde bağlı geçiyor. Hareketsizlik yüzünden bacakları iltihaplanıyor, barsakları düğümleniyor, kalpleri duruyor… 9 Nisan 2020. Fotoğraf: Adaların Atları.

İBB’nin satın aldığı atlara hareket edecek alan tanımayanın Valilik, Tarım Bakanlığı gibi devlet kurumları olduğunu, atlarla ilgili durumu İBB’den önce bu kurumların yönettiğini duymak istemediler. Bir adada ruam görülmüşken üç adada 3 ay atları ahıra kapatma “cezası” verenin ve sonra bunu 3 ay daha uzatan, İstanbul Valiliği. Üstelik, ikinci 3 ay 19 Haziran’da dolacak; atlar yeni bir hapis cezasıyla karşılaşabilirler. Suçluymuşlar gibi! Bu dönemde İBB’nin 4000 TL’ye satın alıp bedavaya dağıttığı atlara önce kasaplar talip oldu! Eğer takip edip duyurmuş olmasaydık 500 at Urfa’dan, 100+100 at Adana’dan gelen kasaplara verilmiş olabilirdi! İBB halen, atları sahiplendirirken onların hayatını, haklarını koruyacak şartlar açıklamış değil.

Arkadaşlar, atların durumu çok vahim! İBB’nin elinde 28 Şubat’ta 1225 at var, Mart’ta Heybeliden 145 at satın alıyor, 1370 at olması lazım elinde, 31 Mart’ta açıkladığı sayı 1167. Bir ayda 203 at ölmüş demek bu.

Atlar ölüyor, sayılarını bile tam bilemiyoruz, çünkü onların yeni sahibi olan İBB sayı açıklamıyor ve hiçbir zaman atların tamamını göremiyoruz. Neden isteyen, istediği zaman, istediği gibi göremiyor atları? Atların kaçının ölüp kaçının sağ kaldığının dışında bir hakikat var: Şu anda bu atların hepsi hapiste…

Lütfen “O hayvanseverler şimdi nerede? Kim en özgürlükçü?” diye kavga etmek yerine atların durumuna odaklanalım. Bu işin karşı tarafı, atlara yer göstermeyen devlet kurumları ile, onlara “sonuna kadar bakacak değiliz” diyerek atlardan kurtulmaya çalıştığını açık açık söyleyen İBB’dir. Atların “özgür” olması için önce YAŞAMASI gerekir!

Siren İdemen, Zeynep Alpar

18 Mart 2020, Burgaz’daki ahırlar yıkılmadan hemen önce, Burgazada. Fotoğraf: Adaların Atları
Büyükada’da İBB’nin satın aldığı atlardan biri, “padok” adı altındaki havalandırma alanından firar etmiş… Bu, bizim savunduğumuz şeyin fotoğrafı belki de: Atların adada serbest bırakılması. 22 Mayıs 2020. Fotoğraf: Adaların Atları
  • Hayvan Hakları İzleme Komitesi, Yunuslara Özgürlük Platformu, Dört Ayaklı Şehir ve Hayvanlara Adalet Derneği’nin, Adaların Atları Platformu’na karşı ortak açıklaması için tıklayın – 4 Haziran 2020.

Atların özgürlüğünü istemek” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s